Üniversite sınav tarihlerinin belli olmasının ardından ücretleri de netleşti. Buna göre YGS için 35, LYS için 40 lira alınacak.
Üniversite sınav tarihlerinin belli olmasının ardından ücretleri de netleşti. Bütün öğrencilerin katılacağı birinci basamak sınavı olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) için 35 lira, fakültelere giriş için yapılan Lisans Yerleştirme Sınavı'ndan (LYS) 40 lira alınacak.
Her bir LYS için 20 lira alınacak. Öğrencilerin en az iki LYS'ye gireceği dikkate alındığında sınav ücreti 40 lirayı bulacak. Bu durumda bir fakülte tercih etmek için öğrenciler en az 75 lira ödeyecek. YGS ile birlikte 6 sınava da girmek isteyenler 135 lira ücret verecek. Sadece yabancı dil sınavına girecekler ise 20 lira ile kurtulacak. Matematik, sosyal bilimler, edebiyat-coğrafya, fen ve yabancı dil olmak üzere 5 ayrı LYS yapılacak. YGS'den 180 puan alanlar LYS'den istediklerine girebilecek. Sınavsız geçiş başvuru ücreti 10 lira, ÖSYS başvuru hizmeti ücreti 3 lira, ÖSYS tercih hizmeti ücreti yine 3 TL olacak. ÖSYS kılavuzu 2 liradan satılacak. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, 'sınav sayısının artması nedeniyle mecburiyetten' ücretlerin arttığını belirtirken, son 5 senedir maliyetler seviyesinde ücret belirlediklerini söyledi.
11 Nisan'daki YGS'ye 18 Ocak-12 Şubat, LYS'ye 5-14 Mayıs'ta başvurulacak. Sınavların süreleri şöyle: "LYS 1 (Matematik) 19 Haziran, saat 10.00, 120 dakika; LYS 5 (Yabancı Dil) 19 Haziran, saat 14.30, 120 dakika; LYS 4 (Sosyal) 20 Haziran, saat 10.00, 135 dakika; LYS 3 (Edebiyat, Coğrafya) 26 Haziran, saat 10.00, 120 dakika; LYS 2 (Fen) 27 Haziran, saat 10.00, 135 dakika."
İBRAHİM ASALIOĞLU - ZAMAN
31 Aralık 2009 Perşembe
2010 ÖSYS Sınav Tarihleri
YÖK Genel Kurulu toplantısında, Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı (YGS) başvuru tarihi 18 Ocak - 12 Şubat 2010 olarak belirlendi. Toplantıda YGS kılavuzu görüşülerek onaylandı. Toplantının ardından yapılan açıklamaya göre YGS başvuru tarihleri 18 Ocak - 12 Şubat 2010, Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) başvuru tarihi 5-14 Mayıs 2010 olarak belirlendi. Sınav tarihlerinde ise değişiklik yapılmadı.
Buna göre, YGS 11 Nisan 2010'da, LYS 19-20 Haziran ve 26-27 Haziran 2010 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Üniversiteye giriş sınavının ikinci aşaması olan LYS'nin tarih, saat ve süreleri şöyle:
•LYS-1 (Matematik), 19 Haziran 2010, saat 10.00, 120 dakika
•LYS-5 (Yabancı dil), 19 Haziran 2010, saat 14.30, 120 dakika.
•LYS-4 (Sosyal bilimler), 20 Haziran 2010, saat 10.00, 135 dakika.
•LYS-3 (Edebiyat, coğrafya), 26 Haziran 2010, saat 10.00, 120 dakika.
•LYS-2 (Fen bilimleri), 27 Haziran 2010, saat 10.00, 135 dakika. ANKARA (AA)
Kaynak: http://www.aktuelpsikoloji.com/
Buna göre, YGS 11 Nisan 2010'da, LYS 19-20 Haziran ve 26-27 Haziran 2010 tarihlerinde gerçekleştirilecek. Üniversiteye giriş sınavının ikinci aşaması olan LYS'nin tarih, saat ve süreleri şöyle:
•LYS-1 (Matematik), 19 Haziran 2010, saat 10.00, 120 dakika
•LYS-5 (Yabancı dil), 19 Haziran 2010, saat 14.30, 120 dakika.
•LYS-4 (Sosyal bilimler), 20 Haziran 2010, saat 10.00, 135 dakika.
•LYS-3 (Edebiyat, coğrafya), 26 Haziran 2010, saat 10.00, 120 dakika.
•LYS-2 (Fen bilimleri), 27 Haziran 2010, saat 10.00, 135 dakika. ANKARA (AA)
Kaynak: http://www.aktuelpsikoloji.com/
Etiketler:
2010 ÖSS,
2010 ÖSYS Sınav Tarihleri,
tarihi
27 Aralık 2009 Pazar
2010 YGS'de sorulacak sorular nasıl olacak?
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, ''Bu yılki sınavda sorulacak sorular geçen yılki ile aynı türden olacak. Sadece uygulama değişti. Bu nedenle öğrenciler paniğe kapılmasın'' dedi.
Prof. Dr. Yarımağan, Adnan Menderes Üniversitesinde (ADÜ) ''2010 yılında üniversiteye giriş sistemi'' konulu sunum yaptı.
Eski sistemin alan dışı yerleşmeyi neredeyse imkansız hale getirdiğini ifade eden Prof. Dr. Yarımağan, yeni sistemde bu farkın çok azaldığının görülebileceğini belirtti.
Prof. Dr. Yarımağan, eski sistemde bir öğrencinin alan içi tercihiyle alan dışı tercihi arasında yaklaşık 50 puan fark bulunduğunu, bunun da soruların yüzde 29,6'sına denk geldiğini, Yüksek Öğretim Kurulunun (YÖK) katsayı kararı sonrası bu farkın azaldığını bildirdi.
Yeni sistemde aradaki farkın yaklaşık 10 puana, soruların da ortalama yüzde 2,5'lik bölümüne denk geldiğini ifade eden Yarımağan, 2006 yılında tek oturumlu sınav sistemine yönelik değişiklik yapıldığını, bu değişikliğin üç aşamalı değişim sürecinin birincisi olduğunu söyledi.
İkinci aşamanın bu yıl uygulanacak Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ile Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) olduğunu kaydeden Yarımağan, ''Üçüncü aşama ise 3-5 yıl sonra uygulanacak açık uçlu soru sorulması olacak. Aslında bu sisteme en son geçen ülkelerden biriyiz. Türkiye'de 1976 yılından bu yana sınav kapasitesi 30 kat arttı. Yeni sınav sistemi ile öğrencilerin aldığı sonuçlar karşılaştırılabilecek'' diye konuştu.
Prof. Dr. Yarımağan, yeni sınav sisteminin içerik olarak geçen yılkinden farklı olmadığını belirterek, şöyle devam etti:
''Bu yılki sınavda sorulacak sorular geçen yılki ile aynı türden olacak. Sadece uygulama değişti. Bu nedenle öğrenciler paniğe kapılmasın. Ayrıca, Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) ile Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı'nın (AOBP) hesaplanmasında da yöntem değişikliği yapılmadı. Sadece değer aralığı eskiden 50-100'dü, şimdi 100-500 oldu.''
YGS'nin daha önce planlandığı gibi 11 Nisan 2010'da yapılacağını belirten Prof. Dr. Yarımağan, ''Katsayılarla ilgili son alınan kararda değişiklik olursa sınavlar 2-3 ay ertelenebilir, bu da üniversitelerin açılmasını etkiler. Özellikle 1. sınıflar ciddi sıkıntı yaşar'' dedi.
AA
Prof. Dr. Yarımağan, Adnan Menderes Üniversitesinde (ADÜ) ''2010 yılında üniversiteye giriş sistemi'' konulu sunum yaptı.
Eski sistemin alan dışı yerleşmeyi neredeyse imkansız hale getirdiğini ifade eden Prof. Dr. Yarımağan, yeni sistemde bu farkın çok azaldığının görülebileceğini belirtti.
Prof. Dr. Yarımağan, eski sistemde bir öğrencinin alan içi tercihiyle alan dışı tercihi arasında yaklaşık 50 puan fark bulunduğunu, bunun da soruların yüzde 29,6'sına denk geldiğini, Yüksek Öğretim Kurulunun (YÖK) katsayı kararı sonrası bu farkın azaldığını bildirdi.
Yeni sistemde aradaki farkın yaklaşık 10 puana, soruların da ortalama yüzde 2,5'lik bölümüne denk geldiğini ifade eden Yarımağan, 2006 yılında tek oturumlu sınav sistemine yönelik değişiklik yapıldığını, bu değişikliğin üç aşamalı değişim sürecinin birincisi olduğunu söyledi.
İkinci aşamanın bu yıl uygulanacak Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ile Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) olduğunu kaydeden Yarımağan, ''Üçüncü aşama ise 3-5 yıl sonra uygulanacak açık uçlu soru sorulması olacak. Aslında bu sisteme en son geçen ülkelerden biriyiz. Türkiye'de 1976 yılından bu yana sınav kapasitesi 30 kat arttı. Yeni sınav sistemi ile öğrencilerin aldığı sonuçlar karşılaştırılabilecek'' diye konuştu.
Prof. Dr. Yarımağan, yeni sınav sisteminin içerik olarak geçen yılkinden farklı olmadığını belirterek, şöyle devam etti:
''Bu yılki sınavda sorulacak sorular geçen yılki ile aynı türden olacak. Sadece uygulama değişti. Bu nedenle öğrenciler paniğe kapılmasın. Ayrıca, Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) ile Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı'nın (AOBP) hesaplanmasında da yöntem değişikliği yapılmadı. Sadece değer aralığı eskiden 50-100'dü, şimdi 100-500 oldu.''
YGS'nin daha önce planlandığı gibi 11 Nisan 2010'da yapılacağını belirten Prof. Dr. Yarımağan, ''Katsayılarla ilgili son alınan kararda değişiklik olursa sınavlar 2-3 ay ertelenebilir, bu da üniversitelerin açılmasını etkiler. Özellikle 1. sınıflar ciddi sıkıntı yaşar'' dedi.
AA
Etiketler:
2010 YGS'de sorulacak sorular nasıl olacak?
25 Aralık 2009 Cuma
333. Dönem Yedek Subay Sınav Sonuçları
Etiketler:
333. Dönem Yedek Subay Sınav Sonuçları
24 Aralık 2009 Perşembe
YGS Başvuruları Gecikecek mi?
10 puanlık katsayı farkını içeren yeni YÖK kararıyla birlikte süreç işlemeye başladı. İlk aşama olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı'nın (YGS) başvuru tarihi daha önce belirlenen 11 Ocak'tan en az bir hafta sonraya alınacak. Milyonlarca öğrenci için hayatî önem taşıyan sınavların uygulanma tarihlerinde ise bir değişiklik yok.
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, YÖK'ün onayının ardından 2010 sınav kılavuzunun basımına geçileceğini, kılavuzda yeni sistemin detaylarının anlatılacağını vurguladı. Puan türleri, testlerin kapsamı gibi tüm bilgilerin burada yer alacağını ifade eden Yarımağan, YGS'ye başvuru tarihinin 11 Ocak-12 Şubat olarak açıklandığını, bunun bir hafta gecikeceğini kaydetti.
Haberin Devamı için tıklayınız
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, YÖK'ün onayının ardından 2010 sınav kılavuzunun basımına geçileceğini, kılavuzda yeni sistemin detaylarının anlatılacağını vurguladı. Puan türleri, testlerin kapsamı gibi tüm bilgilerin burada yer alacağını ifade eden Yarımağan, YGS'ye başvuru tarihinin 11 Ocak-12 Şubat olarak açıklandığını, bunun bir hafta gecikeceğini kaydetti.
Haberin Devamı için tıklayınız
Katsayı travmasını aşmak için 10 uyarı
YGS (Yükseköğretime Geçiş Sınavı) ve LYS'ye (Lisans Yerleştirme Sınavı) hazırlanan öğrenciler bir süredir "katsayı travması" yaşıyor. YÖK'ün (Yükseköğretim Kurumu) "katsayı eşitliği" kararından sonra gerek meslek lisesi öğrencileri ve gerekse diğer liselerdeki öğrenciler "alan dışı" uygulamasına takılmadan istedikleri bölümleri yazabilecekleri için ciddi manada sınava motive olmuşlardı. Fakat, Danıştay'ın bu uygulamayı durdurması, birçok öğrencinin hayal kırıklığına uğramasına ve "sınav havasından" uzaklaşmasına sebep oldu. Bu öğrenciler, YÖK Genel Kurulu'nun aldığı son karara göre "10 puanlık bir kayıpla" yarışa devam etmek zorunda kalacaklar.
Haberin Devamı için tıklayınız
Haberin Devamı için tıklayınız
Etiketler:
Katsayı travmasını aşmak için 10 uyarı
20 Aralık 2009 Pazar
2010 TUS İlkbahar Sonuçları
2010 TUS İlkbahar Dönemi Sonuçları ÖSYM ile eşzamanlı olarak sitemizde yayımlanacaktır. 2010 TUS sonuçlarına aşağıda ki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
2010 TUS ilkbahar tercih kılavuzu
2010 TUS ilkbahar dönemi tercih kılavuzu ÖSYM ile eşzamanlı olarak sitemizde yayımlanacaktır. 2010 TUS tercih kılavuzuna aşağıda ki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
2010 TUS ilkbahar dönemi tercih kılavuzu
2010 TUS ilkbahar dönemi tercih kılavuzu
Etiketler:
2010 TUS ilkbahar dönemi tercih kılavuzu
2010 TUS İlkbahar Soru ve Cevapları
2010 TUS İlkbahar Dönemi Soru ve Cevapları ÖSYM ile eşzamanlı olarak sitemizde yayımlanacaktır. Soru ve cevaplara aşağıdaki bağlantdan ulaşabilirsiniz.
2010 TUS İlkbahar Dönemi Soru ve Cevapları
2010 TUS İlkbahar Dönemi Soru ve Cevapları
Etiketler:
2010 TUS İlkbahar Dönemi Soru ve Cevapları
2010 TUS İlkbahar Başvuru Kılavuzu
Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı 2010 ilkbahar dönemi başvuru kılavuzu ÖSYM ile eşzamanlı olarak sitemizde yayımlancaktır. Kılavuza aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
2010 TUS İlkbahar Dönemi Başvuru Kılavuzu
2010 TUS İlkbahar Dönemi Başvuru Kılavuzu
Etiketler:
2010 TUS İlkbahar Dönemi Başvuru Kılavuzu
2010 TUS İLKBAHAR NE ZAMAN YAPILACAK?
ÖSYM'nin sınav takviminde, 2010 Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı (İlkbahar Dönemi) 17-18 Nisan 2010 da yapılacağı belirlendi... 2010 TUS ile ilgili ayrıntılı bilgi için tıklayınız
17 Aralık 2009 Perşembe
2010 ÖSYS Yeni Katsayı Oranları
YÖK Genel Kurulu, üniversiteye giriş sınavında adaylara ''farklı katsayı'' uygulanmasını kararlaştırdı. Bu çerçevede adayların, puanları hesaplanırken kendi alanıyla ilgili program tercihinde Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanları (AOBP) 0.15, alan dışı tercihte 0.13 ile çarpılacak.
Haberin Devamı için aşağıdaki bağlantıyı tıklayabilisiniz.
Haberin Devamı için aşağıdaki bağlantıyı tıklayabilisiniz.
12 Aralık 2009 Cumartesi
Yeni Katsayı oranları ne kadar oldu?
YÖK yeni katsayı oranlarını belirlemek üzere 17 aralık 2009 da toplanıyor. 17 Aralık'taki toplantıda yeni katsayı oranlarının açıklanması bekleniyor. Yeni katsayı ile ilgili gelişmeleri aşağıdaki bağlantıdan takip edebilirsiniz.
Etiketler:
Yeni Katsayı oranları ne kadar oldu?
2010 DGS Soru ve Cevapları
2010 DGS Soru ve Cevapları ÖSYM ile eşzamanlı olarak sitemizde yayımlanacaktır. 2010 DGS Soru ve Cevaplarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
2010 DGS Soru ve Cevapları
2010 DGS Soru ve Cevapları
2010 DGS Yerleştirme Sonuçları
2010 DGS Yerleştirme Sonuçları ÖSYM ile eşzamanlı oalrak sitemizde yayımlancaktır. 2010 DGS Yerleştirme Sonuçlarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
2010 DGS Yerleştirme Sonuçları
2010 DGS Yerleştirme Sonuçları
2010 DGS Tercih Kılavuzu
2010 DGS Tercih Kılavuzu ÖSYM ile eş zamanlı oalrak sitemizde yayımlanacaktır. 2010 DGS Tercih Kılavuzuna aşağıda ki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
2010 DGS Tercih Kılavuzu
2010 DGS Tercih Kılavuzu
Etiketler:
2010 DGS Tercih Kılavuzu,
dikey geçiş tercih kılavuzu
2010 DGS Sonuçları
2010 DGS Sonuçları ÖSYM ile eşzamanlı olarak sitemizde yayımlanacaktır. 2010 DGS Sonuçlarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
2010 DGS Başvuru Kılavuzu
2010 DGS Başvuru Kılavuzu ÖSYM ile eşzamanlı olarak sitemizde yayımlancaktır. Kılavuzu yayımlandığında aşağıda ki bağlantıdan 2010 DGS başvuru kılavuzuna ulaşabilirsiniz.
Etiketler:
2010 DGS dikey geçiş,
başvuru,
sınavı kılavuzu
2010 DGS Tarihi
2010 Dikey Geçiş (DGS) sınavı ile ilgili ÖSYM sınav takviminde Sınav tarihi 04.07.2010 (4 Temmuz 2010) olarak belirlendi.
10 Aralık 2009 Perşembe
13 Aralık Çevre Görevlisi ve Eğiticisi Sınav Yeri Bilgileri
13 Aralık Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Görevlisi ve Eğiticisi Sınav Yeri Bilgileri için aşağıda ki bağlantıyı kullanabilirsiniz.
Aralık 2009 Gümrük Müsteşarlığı PGY Sınav Yeri Bilgileri
Aralık 2009 Gümrük Müsteşarlığı PGY Sınav Yeri Bilgileri için aşağıdaki bağlantıyı kullanabilirsiniz.
Etiketler:
13 Şubat 2010 Ehliyet Sınavı Sonuçları,
Belgesi,
gümrük,
pgy,
yer giriş
Aralık 2009 Emlak Danışmanlığı Sınav Yeri Bilgileri
Aralık 2009 Emlak Danışmanlığı Sınav Yeri Bilgileri için aşağıda ki bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Etiketler:
Aralık 2009,
Danışmanlığı,
Emlak,
Sınav,
Yeri Bilgileri
12 Aralık 2009 Mortgage Brokerliği Sınav Yeri Bilgileri
12 Aralık 2009 Mortgage Brokerliği Sınav Yeri Bilgileri için aşağıdaki bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Etiketler:
12 Aralık 2009,
Bilgileri,
Brokerliği,
Mortgage,
Sınav Yeri
2009 KPSS/7 Yerleştirme Sonuçları
14-18 Aralık 2009 tarihleri 2009 KPSS 7 tericih işlemleri başlayacak. 18 aralıkta bitecek olan tercihlerin sonuçları bir kaç gün içinde ÖSYM'nin sitesi ile eşzamanlı olarak sitemizde yayımlanacak. 2009 KPSS/7 Yerleştirme Sonuçlarına aşağıda ki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
2009 KPSS/7 Tercihlerine Başvuru Kılavuzu
Milli Eğitim'in Müdürlük Sınavının Şampiyonu Midyat'tan Çıktı
Milli Eğitim Bakanlığı'nın bu yıl merkezi olarak gerçekleştirdiği eğitim kurumları müdürlük sınavında Türkiye birincisi Mardin'in Midyat ilçesinden çıktı.
Midyat'tan Öğretmen Faruk Tercan 94 puanla zirveye çıkarken, Trabzon'da öğretmenlik yapan Ahmet Çalış, 100 sorudan 94'ünü doğru cevaplayarak Tercan'la birinciliği paylaştı. 40 bin 219 kişinin katıldığı sınavda birinci olan Tercan, 5 yıldır Midyat İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Lisesi'nde müdür vekili olarak görev yapıyor.
Midyat adına gurur duyduğunu belirten Kaymakam Fatih Akkaya, öğretmenlerden bu şekilde başarılar beklediklerini ifade etti. Derece yapmayı başaran Faruk Tercan da bu başarısını kitap okumanın yanı sıra günlük gazeteleri takip etmesine bağladı.
(CİHAN)
Midyat'tan Öğretmen Faruk Tercan 94 puanla zirveye çıkarken, Trabzon'da öğretmenlik yapan Ahmet Çalış, 100 sorudan 94'ünü doğru cevaplayarak Tercan'la birinciliği paylaştı. 40 bin 219 kişinin katıldığı sınavda birinci olan Tercan, 5 yıldır Midyat İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Lisesi'nde müdür vekili olarak görev yapıyor.
Midyat adına gurur duyduğunu belirten Kaymakam Fatih Akkaya, öğretmenlerden bu şekilde başarılar beklediklerini ifade etti. Derece yapmayı başaran Faruk Tercan da bu başarısını kitap okumanın yanı sıra günlük gazeteleri takip etmesine bağladı.
(CİHAN)
Yeni Katsayı Formülünde Başarı Öne Çıkıyor!
Yeni Formülde Başarı Öne Çıkıyor! Üniversiteye girişte eşit katsayı uygulamasını durdurması, YÖK'ü alternatif arayışlar içersinde. Devamı İçin Tıklayınız...
Danıştay'ın, üniversiteye girişte eşit katsayı uygulamasını durdurması, YÖK'ü alternatif arayışlara iterken, plananan yeni sistemin ayrıntıları da belli olmaya başladı. AKŞAM'ın daha önce duyurduğu, katsayı farkına ilişkin makasın daraltılması ve Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı'nın (AOBP) üniversiteye girişteki etkisinin minumuma indirilmesi formülünün kabul edilmesi bekleniyor.
YÖK Üyesi ve Eğitim Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, 'Okul niteliği öğrenci başarısını çok fazla etkilemeyecek' dedi. ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan da, okulun etkisinin düşürülmesinin yanlış olduğunu belirterek, 'Öğrencinin okula olan ilgisi azalıyor' dedi. Yarımağan, 'Fen lisesi birincisinin bile hukuk fakültesi okuyamayacağı bir sistem var. Bu yumuşatılabilir, makas daraltılabilir' dedi.
Başarıyı etkilemeyecek
AKŞAM'ın daha önce duyurduğu 'okul etkisi azalıyor', 'katsayı makası daralıyor' formülü üzerinde duran YÖK, 17 Aralık'a kadar çalışmalarını sürdürecek. Yeni sistemin de bu temellerde olması bekleniyor. YÖK ve ÖSYM uzmanları ile hukukçuların görüşleri de 17 Aralık'a kadar alınacak.
'Meslek lisesi geri planda'
Uygulanan sistemde öğrencilerin okullarının niteliği nedeniyle ayrıldığını ifade eden Saraç, 'Meslek liselerine katsayı uygulanıyor. Uygulanan sistemde öğrencilerin okullarının başarısı belirleyici oluyor. Meslek lisesinde okuyan bir öğrenci okulundan dolayı geri planda kalıyor. Gelecek sistemde kişisel sistem ön plana çıkarılacak ve okul niteliği öğrenci başarısını çok fazla etkilemeyecek. Öğrencinin sınavdaki başarısı belirleyici olacak' dedi.
'Eskiden hiç gidemiyordu'
ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan da, mevcut uygulamada öğrencinin sınavdaki başarısının yanı sıra okuduğu okulun da önemli olduğunu vurgulayarak, 'Bir fen lisesi birincisi dahi hukuk fakültesine gidemiyor. Bu katı sistem yumuşatılabilir, katsayı makası daraltılabilir. Şimdi fen liseli biraz daha başarılı olması lazım. Eskiden hiç gidemiyordu. Önümüzdeki yıl gidebilecek. Şimdi de biraz farkla gidebilecek' dedi.
'Okula ilgi azalır'
Yarımağan, okul etkisinin ÖSS'de yüzde 21, bu yıl konulan ve Danıştay tarafından durdurulan sistemde ise yüzde 15 dolaylarında olduğunu ifade ederek, 'Bu oran daha da düşürülmek istenmekte. Okullar birbirinden farklı öğretmenler birbirinden farklı. Onun için okul başarısını azaltalım deniliyor. Çok azaltırsanız da öğrencinin okula ilgisi azalıyor. Bence okul etkisinin çok azaltılması da yanlış' diye konuştu.
Katsayı makası daralıyor
KatsayIlar '0.15 - 0.13' veya '0.10 - 0.09' şeklinde olacak ve fark binde 1-2 seviyesinde kalacak. AOBP'nin de üst seviyesinin 500'den 200'e indirilmesi ile okulun etkisi iyice kısılacak. Bu durumda alanında tercih yapan bir öğrenci alan dışı tercihlerinde, eskisinde olduğu gibi 50 puan değil yaklaşık 2 ila 4 puan arasında kaybı olacak.
Bu puan farkı da 3-4 soru ile kapatılabilecek. Böylece öğrenci alan dışı tercih yapmak isterse biraz daha fazla soru çözmek zorunda kalacak. Katsayı oranları arasındaki fark sadece virgülde oluşturulacak aynı zamanda da üniversiteye giriş puanının hesaplanmasında dikkate alınan Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP) sisteminde de değişikliğe gidecek. AOBP puanları, katsayı ile çarpılarak üniversiteye giriş puanına ekleniyor. Mevcut uygulamada öğrencilere, ortaöğretimdeki başarılarına göre mezun oldukları lise tarafından verilen AOBP notunun 500 olan tavan sınırı da aşağı çekilecek. Örneğin bu tavan 200 olarak belirlenecek. Böylece, AOBP puanı ile katsayı oranının çarpımı sonucunda ortaya çıkan ve üniversiteye giriş puanına yapılan eklemenin etkisi de azaltılmış olacak.
YÖK'ün gündeminde tartışılacak sistem
YÖK'ün önünde yer alan bir sistem ise kabul edilmesi halinde oldukça tartışılacağa benziyor. Bu sisteme göre meslek lisesi ve klasik liselerden üniversiteye giriş sınavına girenlerden okulunda ilk yüzde 20'ye girenlere katsayı uygulanmayacak. Geriye kalan yüzde 80'lik öğrenci ise gruplara ayrılarak katsayı uygulanacak. Bu durumda sınavda başarılı olan öğrenci katsayılardan kurtulacak. Katsayı uygulanacak öğrenciler de çok düşük katsayılarla kaşılaşacak.
Meslek liselerinde geride kalan öğrencilerin bir kısmı sınavsız geçişe yönlendirilecek. Bir kısmı da kendi alanında ek puan alacak. Sadece ilk yüzde 20'ye girenler katsayı ile karşılaşmayacak. Böylece sınavda başarılı olan öğrenci öne geçmiş olacak.
Bu sistemin de alternatifler arasında olduğu ancak 'uygulanmasının sıkıntılı olduğu için' sıcak bakılmadığı ifade edildi.
Etiketler:
Yeni Katsayı Formülünde Başarı Öne Çıkıyor
Danıştay YÖK'ün itirazını reddetti
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Danıştay 8. Dairesi'nin, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'nın (YÖK) üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran kararın yürütmesinin durdurulması kararına yaptığı itirazı reddetti.
Danıştay 8. Dairesi, İstanbul Barosu'nun açtığı davada, YÖK'ün 21 Temmuz 2009 tarihli kararının 3,4 ve 5. maddelerinin yürütmesini oy birliğiyle durdurmuştu.
YÖK de 8. Daire'nin bu kararına itiraz ederek, kararın kaldırılmasını istemişti. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, itirazı bugünkü toplantısında görüştü.
Kurul, YÖK'ün itiraz gerekçelerini yerinde görmedi ve reddetti.
Danıştay 8. Dairesi, dava konusu YÖK kararının iptal istemini, daha sonra esastan karara bağlayacak.
Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Danıştayın, YÖK'ün üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran kararının yürütmesini durdurmasıyla ilgili yaptığı açıklamada, karara itiraz edeceklerini açıklamış ve "sistemimizde daha önceden hazırladığı alternatif çözümlerden birisini kullanacaktır” denilmişti.
'İŞİMİZ KOLAYLAŞIR'
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, Danıştay'ın katsayı kararı konusundaki soruları yanıtlarken, "Onların vereceği karar 1. 5 milyon öğrencinin hayatını ilgilendireceği için çok olumlu şekilde yaklaşacaklarını düşünüyorum. Red kararı çıkarsa, bu da, bizim işimizi oldukça kolaylaştıracak. Çıkmaz ise ayın 17'sinde yapacaklarımızı ve belirleyeceğimiz yolu açıklayacağız" dedi.
4 Aralık 2009 Cuma
2010 ÜDS İlkbahar Dönemi Sonuçları
2010 ÜDS İlkbahar Dönemi Sonuçları ÖSYM ile eşzamanlı olarak sitemizde yayımlanacaktır. 2010 ÜDS Sonuçlarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz
2010 ÜDS Başvuru Kılavuzu
Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil (İlkbahar Dönemi) Sınavı başvuru kılavuzu ÖSYM ile eşzamanlı olarak sitemizde yayımlanacaktır. Başvuru kılavuzuna aşağıda ki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
2010 ÜDS İlkbahar Başvurusu Ne Zaman Yapılacak?
21 Mart 2010 da yapılacak olan Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil (İlkbahar Dönemi) Sınavı başvuru tarihi henüz açıklanmadı. ÜDS 2010 İlkbahar dönemi başvuru tarihi ÖSYM ile eşzamanlı olarak sitemizde açıklanacaktır. Başvuru ile ilgili gelişmeleri aşağıdaki bağlantıdan takip edebilirsiniz.
26 Aralık 2009 Ehliyet Sınavı Sonuçları
26 Aralık 2009 Ehliyet Sınavı Sonuçları Milli Eğitim Bakanlığıyla eşzamanlı olarak sitemizde yayımlanacaktır. Sınav Sonuçlarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
Anadolu ve Fen Lisesi Öğretmenlik Sınavı Başvuru İşlemleri
Anadolu ve Fen Lisesi Öğretmenlik Sınavı Başvuru İşlemleri başladı. Aşağıda ki bağlantıdan başvuru işlemlerini yapabilirsiniz.
Bülent Arınç: Danıştay'ın katsayı kararı adaletsizlik
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Danıştayın, YÖK'ün üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran kararının yürütmesini durdurmasına ilişkin, ''Bu karar bir eşitsizlik yarattı, insanları mutlu etmedi. buna infial duyanlar oldu'' dedi.
Arınç, CNN Türk televizyon kanalında yayınlanan, Ankara Kulisi programında soruları yanıtladı.
''Bayramdan sonra ne ben kalırım ne Danıştay kalır'' sözlerinin anımsatılması üzerine, Arınç, konuşmaya bu konudan başlandığı için teşekkür etti.
Konunun güncel olduğunu ve çok merak edildiğini belirten Arınç, ''Bayramın ikinci günü AK Parti Genel Merkezi'nde bayramlaşma vardı. Ankara'da bulunduğum için ben de katıldım. Bir konuşma yaptım. Konuşmanın sonrasında gazeteciler, 'sorularımız olabilir mi?' dediler. Dedim ki, 'bayramlaşma yaptık. Teşekkür ederim.' Tekrar ısrar ettiler, her zaman yaptıkları gibi. Onlar artık bizim ayrılmaz bir parçamız oldular. Dedim ki bayramdan sonra. Tekrar ısrar ettiler. Üçüncü, dördüncü ısrardan sonra ağzımdan böyle bir cümle çıktı'' diye konuştu.
''Yani bu çok planlanmış, çok anlamlı bir cümle değil'' diyen Arınç, şöyle devam etti:
''Zaten başında, sonunda da başka bir şey olmayınca... 'Yeter artık sizden kurtulmanın başka yolu yok' der gibi birşey söyledik. Tabii ben bunun bu kadar dikkat çekeceğini veya televizyonların bu kadar üzerinde duracağını düşünmemiştim. Aman Allahım ondan sonra ne yorumlar yapıldı. 'Danıştay kalır ama sen gidersin' diyenler oldu. 'Sen kendine bak' diyenler oldu. 'Acaba bunun arkasından ne çıkacak' diyenler oldu. En sonunda da hiç aklıma gelmeyen bir şey, akşam bir televizyon haberlerinde, 3-4 kuvvet komutanının ifadeye çağrılması sanki gündeme bomba gibi düşen bir habermişcesine, 'Acaba Arınç, bunu mu kastetti' diye bir haber yapıldı. Buna da pes dedim doğrusu. Çok açık yüreklilikle söylüyorum; bu gelişi güzel kullanılmış yani o arkadaşlarımızın ısrarlarından kurtulmak için... Buna çok muhatap oluyorum. Aslında yeri geldiğinde, zamanı geldiğinde sorulanlara cevap veren bir insanım. 'Ne Danıştay kalır' deseydim o başka bir felaketti ama içine kendimi de sokunca biraz daha hafifletmiş oldum.''
-DANIŞTAYIN KATSAYI KARARI-
Arınç, Danıştayın ''katsayı''ya ilişkin kararının anımsatılması üzerine, ''Şimdi konunun benim cümlelerimle ilgili kısmını bitirmiş sayayım. Çok şükür ki Danıştay da yerinde ben de yerimdeyim. Birbirimize hasım olarak, birbirimiz yok etmek için kullanılmış sözler değil. Danıştayı ilgili dairesinin vermiş olduğu karardan ötürü elbette eleştireceğim. Bu kararı doğrusu hukuki bulmuyorum'' dedi.
Danıştayın yüksek yargı kategorisinde saygın kurumlardan biri olduğunu ifade eden Arınç, zaman zaman bazı kararlarıyla, davranışlarıyla Danıştayı eleştirdiklerini söyledi.
Arınç, ''Sayın Danıştay Başkanı ile son zamanlarda yaptığımız görüşmede kendisine bu düşüncelerimi de ifade etmiştim. Kendisi de bunu bilecektir, ama Danıştay sadece Tansel Çölaşan değil, onun davranışları, onun sözleri değil. Danıştay bir kurum. Lazım olan, elzem bir kurum. Yanlışlıkları söylenir, ama doğrularına da sahip çıkılır'' diye konuştu.
Danıştayın katsayı kararına kadar yaşanan süreci anımsatan Arınç, şöyle devam etti:
''YÖK'ün çalışmalarına karşın dava açması gerekenler olabilirdi. O dava açması gerekenler açmadılar. Sayın Kanadoğlu'nun yol göstermesiyle 'yani bir baro bunu açarsa çok iyi olur' şeklindeki temennisini İstanbul Barosu yerine getirdi. Baro bu düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğunu ifade etti. Danıştay 8. Dairesi de oy birliğiyle kararın yürütmesinin durdurulmasına karar verdi.
Bu karar bir eşitsizlik yarattı, insanları mutlu etmedi. Buna infial duyanlar oldu. Eleştrilerini yüksek dozda söyleyenler oldu. Bu haksızlığın giderileceğine inanlar, 'Danıştayın kendi kararını düzeltmesi gerektiğini' söyleyenler oldu ama kararın ilk muhatabı YÖK'tür. Onlar da bildiğim kadarıyla Danıştayın bu kararına itiraz ettiler.''
Arınç, 1998 yılına kadar böyle bir eşitsizliğin söz konusu olmadığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:
''Fakat, 28 Şubat sürecinde hiçbir görevi olmadığı halde -şimdi de aynı şekilde davrananlar var- Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir imzasıyla YÖK'e bir yazı yazılarak işte irtica vesairelerden bahsedilmek suretiyle,'Sizin yetkiniz var. Bu katsayı meselesini çözün, meslek liselerinin önüne şöyle bir engel getirin' şeklinde bir yazı. Çok usturuplu yazılmış bir yazı 'ama yasal düzenleme yapmak gecikebilir, buna yetkiniz var. Katsayı ayarlamasını kendiniz yapın' diyor. Bunu emir telakki ediyor o zaman ki YÖK Başkanı 1999'dan geçerli olmak üzere böyle bir katsayı birbirleri arasında fark yaratmaya başlıyor.''
''Bu tedbirlerin sadece imam-hatip liseleri için alındığının' söylendiğini anımsatan Arınç, şöyle devam etti:
''Şimdi, YÖK bunu ortadan kaldıran yeni bir karar aldı. Şüphesiz, Danıştayın bu kararı 'hukuki bir karar mıdır, değil midir' tartışmasında bazen maksadı aşan cümlelerde ifade edilebilir ama bizde kural odur, 25 yıl avukatlık yapmış birisi olarak ben de Sayın Kanadoğlu kadar bu hukuku bildiğimi düşünüyorum en azından. Hakimler de mahkemeler de kararlarıyla konuşurlar.
Aynı şekilde çok daha farklı kararlar verdiğini görüyoruz Danıştayın. Diyarbakır Barosu'nun, RTÜK'teki yönetmelik düzenlemesine karşı açtığı bir davada, o zamanki 10. Daire diyor ki 'siz kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşusunuz. Sizin işiniz avukatlığın mesleki çıkarlarını korumaktır. Böyle bir yönetmeliğin iptalini istemek için sizin dava ehliyetiniz yoktur.' Oy birliğiyle reddediyor davayı. İtiraz ediliyor, o zamanki Dava Daireleri Genel Kurulu da yine büyük bir ekseriyetle reddediyor ve bu kesinleşiyor. Ondan sonra yine bir karar var. Orada da 'sizin dava ehliyetiniz yok' deniliyor. O günkü dava ile bugünkü davayı bir araya getirdiğiniz zaman davayı açan barodur. Kendisiyle ilgili olmayan bir konuda dava açıyor. O zaman kabul edilmiyor bu sefer bir şekilde kabul ediliyor.
Başka bir örneği de var. Yine bir dava açılıyor. Meslek liselerinden birisi, 'ben doğrudan zarar gördüm' diyor. 'Kusura bakma bu iş YÖK'ün işidir' diyor. Gerçi bu son verilen kararda katsayı düzenlemesi yapma işinin YÖK'e ait olduğunu Danıştay kabul ediyor, ama anlaşılmaz bir takım yorumlarla yine de 'siz böyle bir katsayı düzenlemesi yapamazsınız' diyor. Danıştayın bu verdiği karara önceki verdiği kararlar ışığında bakarsak 'o zaman kusura bakmayın çok hukuki bir karar değil' demeliyim.''
YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'ın, ''gençlerimizi mağdur etmeyecek bir düzenleme yapacağız'' sözlerini anımsatan Arınç, şunları söyledi:
''Benim düşünceme göre eğer YÖK Kanunu içerisine sanıyorum 20. maddeleri içerisinde yani katsayı konusunda kanun içerisine bir hüküm konulması durumunda bugünkü sıkıntı aşılabilir. İkincisi, YÖK bu işi kanuna bırakmadan kendisi yeni bir düzenleme yaparak onu yürürlüğe koyabilir. İlgili tarafların kendi düşünceleri içerisinde daha uygun model ürettiklerini düşünebiliyorum, ama bizi ilgilendiren tarafı yani Meclis ile ilgili bir konuysa yani YÖK Kanunu'na ilave edilmesi gereken bir hükmün konulması Bakanlar Kurulu'ndan bir tasarı olarak gidecekse veya bir milletvekilinin teklifiyle gidecekse biz bunu şüphesiz şahsen ben ve Hükümetim destekleriz.''
''Konuşmanızda Sayın Tansel Çölaşan'a gönderme yaptınız ama kendisi emekli oldu'' sözleri üzerine Arınç, ''Biliyorum ama ben şu açıdan söylemiştim; iki şey var önemli olan. Bir tanesi bu hanımefendi bir yerde yaptığı konuşmada, '27 Mayıs'ı bir darbe olarak değil bir devrim' olarak nitelendirmiştir. 'Aynı zamanda halkın bunu büyük bir coşkuyla karşıladığını, idamlardan da memnun olduğunu' söylemiştir. Kulakları çınlasın eğer buna itirazı varsa. Bunu dinlemekten memnun olurum'' dedi.
-İMAM-HATİP LİSELERİ-
Arınç, ''(İmam-hatip lisesi sayısı çok fazla, bu kadar imam-hatip'e Türkiye'de ihtiyaç yok) deniliyor. Dolayısıyla, bu açıdan bir düzenleme yapılarak bu sorun çözülemez mi?'' sorusuna, ''Bu konular o kadar çok konuşuldu ki o kadar çok ileri sürüldü ki'' yanıtını verdi.
İmam-Hatip, ticaret veya endüstri meslek liselerinin tümünün Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olduğunu anımsatan Arınç, şunları kaydetti:
''Müfredatını Milli Eğitim tayin eder, hepsinin öğretmenleri de Milli Eğitim'den gelir. Kanunlar çerçevesinde de eğitim kurumları içerisinde eğitimlerini verirler. İmam-hatiplerin okullarının sayısı, öğrencisi fazladır, bunların hepsi tartışılmıştır. Bu okullar, 1949 yılından beri CHP'nin son yıllarında başlayan çalışmalardır. Rahmetli Ecevit zamanında da Sayın Erbakan, Demirel, Sayın Evren zamanında da bu okullar açılmaya devam etmiştir. Bunlarla ilgili tartışmalar da her zaman olmuştur. Okulların sayısı fazladır, çoktur. Ben burada siyasi ve ideolojik bir kaygı duyuyorum. Yani bu söyleyenler meslek liseleri içerisinde imam-hatipleri bir yere koyuyorlarsa imam-hatiplerin müfredatları, eğitim alanlarıyla ilgili bir endişeleri varsa bunu bilimsel olarak ortaya koymalılar, ama bir imam-hatip fobisi üzerinden belki de ismi bu fobiyi meydana getiriyor. Aslında birisi şurada gelse de imam-hatip liselerinin ismini bir başka isim olarak koysa. Yani ilahiyat meslek lisesi koysa bu tartışmalar devam eder mi bana göre eder. Bu korku ve bu bakış açısı Türkiye'de yeni değil eskiden beri var ama bu okullar Türkiye için gereklidir. Bu okullarda isteyenler çocuklarını okutacaklardır. Bunların başarılarına göre de meslekte, okulda, eğitimde yükselmelerinin önünün açık olması gereklidir.''
Arınç, CNN Türk televizyon kanalında yayınlanan, Ankara Kulisi programında soruları yanıtladı.
''Bayramdan sonra ne ben kalırım ne Danıştay kalır'' sözlerinin anımsatılması üzerine, Arınç, konuşmaya bu konudan başlandığı için teşekkür etti.
Konunun güncel olduğunu ve çok merak edildiğini belirten Arınç, ''Bayramın ikinci günü AK Parti Genel Merkezi'nde bayramlaşma vardı. Ankara'da bulunduğum için ben de katıldım. Bir konuşma yaptım. Konuşmanın sonrasında gazeteciler, 'sorularımız olabilir mi?' dediler. Dedim ki, 'bayramlaşma yaptık. Teşekkür ederim.' Tekrar ısrar ettiler, her zaman yaptıkları gibi. Onlar artık bizim ayrılmaz bir parçamız oldular. Dedim ki bayramdan sonra. Tekrar ısrar ettiler. Üçüncü, dördüncü ısrardan sonra ağzımdan böyle bir cümle çıktı'' diye konuştu.
''Yani bu çok planlanmış, çok anlamlı bir cümle değil'' diyen Arınç, şöyle devam etti:
''Zaten başında, sonunda da başka bir şey olmayınca... 'Yeter artık sizden kurtulmanın başka yolu yok' der gibi birşey söyledik. Tabii ben bunun bu kadar dikkat çekeceğini veya televizyonların bu kadar üzerinde duracağını düşünmemiştim. Aman Allahım ondan sonra ne yorumlar yapıldı. 'Danıştay kalır ama sen gidersin' diyenler oldu. 'Sen kendine bak' diyenler oldu. 'Acaba bunun arkasından ne çıkacak' diyenler oldu. En sonunda da hiç aklıma gelmeyen bir şey, akşam bir televizyon haberlerinde, 3-4 kuvvet komutanının ifadeye çağrılması sanki gündeme bomba gibi düşen bir habermişcesine, 'Acaba Arınç, bunu mu kastetti' diye bir haber yapıldı. Buna da pes dedim doğrusu. Çok açık yüreklilikle söylüyorum; bu gelişi güzel kullanılmış yani o arkadaşlarımızın ısrarlarından kurtulmak için... Buna çok muhatap oluyorum. Aslında yeri geldiğinde, zamanı geldiğinde sorulanlara cevap veren bir insanım. 'Ne Danıştay kalır' deseydim o başka bir felaketti ama içine kendimi de sokunca biraz daha hafifletmiş oldum.''
-DANIŞTAYIN KATSAYI KARARI-
Arınç, Danıştayın ''katsayı''ya ilişkin kararının anımsatılması üzerine, ''Şimdi konunun benim cümlelerimle ilgili kısmını bitirmiş sayayım. Çok şükür ki Danıştay da yerinde ben de yerimdeyim. Birbirimize hasım olarak, birbirimiz yok etmek için kullanılmış sözler değil. Danıştayı ilgili dairesinin vermiş olduğu karardan ötürü elbette eleştireceğim. Bu kararı doğrusu hukuki bulmuyorum'' dedi.
Danıştayın yüksek yargı kategorisinde saygın kurumlardan biri olduğunu ifade eden Arınç, zaman zaman bazı kararlarıyla, davranışlarıyla Danıştayı eleştirdiklerini söyledi.
Arınç, ''Sayın Danıştay Başkanı ile son zamanlarda yaptığımız görüşmede kendisine bu düşüncelerimi de ifade etmiştim. Kendisi de bunu bilecektir, ama Danıştay sadece Tansel Çölaşan değil, onun davranışları, onun sözleri değil. Danıştay bir kurum. Lazım olan, elzem bir kurum. Yanlışlıkları söylenir, ama doğrularına da sahip çıkılır'' diye konuştu.
Danıştayın katsayı kararına kadar yaşanan süreci anımsatan Arınç, şöyle devam etti:
''YÖK'ün çalışmalarına karşın dava açması gerekenler olabilirdi. O dava açması gerekenler açmadılar. Sayın Kanadoğlu'nun yol göstermesiyle 'yani bir baro bunu açarsa çok iyi olur' şeklindeki temennisini İstanbul Barosu yerine getirdi. Baro bu düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğunu ifade etti. Danıştay 8. Dairesi de oy birliğiyle kararın yürütmesinin durdurulmasına karar verdi.
Bu karar bir eşitsizlik yarattı, insanları mutlu etmedi. Buna infial duyanlar oldu. Eleştrilerini yüksek dozda söyleyenler oldu. Bu haksızlığın giderileceğine inanlar, 'Danıştayın kendi kararını düzeltmesi gerektiğini' söyleyenler oldu ama kararın ilk muhatabı YÖK'tür. Onlar da bildiğim kadarıyla Danıştayın bu kararına itiraz ettiler.''
Arınç, 1998 yılına kadar böyle bir eşitsizliğin söz konusu olmadığına dikkati çekerek, şöyle konuştu:
''Fakat, 28 Şubat sürecinde hiçbir görevi olmadığı halde -şimdi de aynı şekilde davrananlar var- Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Çevik Bir imzasıyla YÖK'e bir yazı yazılarak işte irtica vesairelerden bahsedilmek suretiyle,'Sizin yetkiniz var. Bu katsayı meselesini çözün, meslek liselerinin önüne şöyle bir engel getirin' şeklinde bir yazı. Çok usturuplu yazılmış bir yazı 'ama yasal düzenleme yapmak gecikebilir, buna yetkiniz var. Katsayı ayarlamasını kendiniz yapın' diyor. Bunu emir telakki ediyor o zaman ki YÖK Başkanı 1999'dan geçerli olmak üzere böyle bir katsayı birbirleri arasında fark yaratmaya başlıyor.''
''Bu tedbirlerin sadece imam-hatip liseleri için alındığının' söylendiğini anımsatan Arınç, şöyle devam etti:
''Şimdi, YÖK bunu ortadan kaldıran yeni bir karar aldı. Şüphesiz, Danıştayın bu kararı 'hukuki bir karar mıdır, değil midir' tartışmasında bazen maksadı aşan cümlelerde ifade edilebilir ama bizde kural odur, 25 yıl avukatlık yapmış birisi olarak ben de Sayın Kanadoğlu kadar bu hukuku bildiğimi düşünüyorum en azından. Hakimler de mahkemeler de kararlarıyla konuşurlar.
Aynı şekilde çok daha farklı kararlar verdiğini görüyoruz Danıştayın. Diyarbakır Barosu'nun, RTÜK'teki yönetmelik düzenlemesine karşı açtığı bir davada, o zamanki 10. Daire diyor ki 'siz kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşusunuz. Sizin işiniz avukatlığın mesleki çıkarlarını korumaktır. Böyle bir yönetmeliğin iptalini istemek için sizin dava ehliyetiniz yoktur.' Oy birliğiyle reddediyor davayı. İtiraz ediliyor, o zamanki Dava Daireleri Genel Kurulu da yine büyük bir ekseriyetle reddediyor ve bu kesinleşiyor. Ondan sonra yine bir karar var. Orada da 'sizin dava ehliyetiniz yok' deniliyor. O günkü dava ile bugünkü davayı bir araya getirdiğiniz zaman davayı açan barodur. Kendisiyle ilgili olmayan bir konuda dava açıyor. O zaman kabul edilmiyor bu sefer bir şekilde kabul ediliyor.
Başka bir örneği de var. Yine bir dava açılıyor. Meslek liselerinden birisi, 'ben doğrudan zarar gördüm' diyor. 'Kusura bakma bu iş YÖK'ün işidir' diyor. Gerçi bu son verilen kararda katsayı düzenlemesi yapma işinin YÖK'e ait olduğunu Danıştay kabul ediyor, ama anlaşılmaz bir takım yorumlarla yine de 'siz böyle bir katsayı düzenlemesi yapamazsınız' diyor. Danıştayın bu verdiği karara önceki verdiği kararlar ışığında bakarsak 'o zaman kusura bakmayın çok hukuki bir karar değil' demeliyim.''
YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'ın, ''gençlerimizi mağdur etmeyecek bir düzenleme yapacağız'' sözlerini anımsatan Arınç, şunları söyledi:
''Benim düşünceme göre eğer YÖK Kanunu içerisine sanıyorum 20. maddeleri içerisinde yani katsayı konusunda kanun içerisine bir hüküm konulması durumunda bugünkü sıkıntı aşılabilir. İkincisi, YÖK bu işi kanuna bırakmadan kendisi yeni bir düzenleme yaparak onu yürürlüğe koyabilir. İlgili tarafların kendi düşünceleri içerisinde daha uygun model ürettiklerini düşünebiliyorum, ama bizi ilgilendiren tarafı yani Meclis ile ilgili bir konuysa yani YÖK Kanunu'na ilave edilmesi gereken bir hükmün konulması Bakanlar Kurulu'ndan bir tasarı olarak gidecekse veya bir milletvekilinin teklifiyle gidecekse biz bunu şüphesiz şahsen ben ve Hükümetim destekleriz.''
''Konuşmanızda Sayın Tansel Çölaşan'a gönderme yaptınız ama kendisi emekli oldu'' sözleri üzerine Arınç, ''Biliyorum ama ben şu açıdan söylemiştim; iki şey var önemli olan. Bir tanesi bu hanımefendi bir yerde yaptığı konuşmada, '27 Mayıs'ı bir darbe olarak değil bir devrim' olarak nitelendirmiştir. 'Aynı zamanda halkın bunu büyük bir coşkuyla karşıladığını, idamlardan da memnun olduğunu' söylemiştir. Kulakları çınlasın eğer buna itirazı varsa. Bunu dinlemekten memnun olurum'' dedi.
-İMAM-HATİP LİSELERİ-
Arınç, ''(İmam-hatip lisesi sayısı çok fazla, bu kadar imam-hatip'e Türkiye'de ihtiyaç yok) deniliyor. Dolayısıyla, bu açıdan bir düzenleme yapılarak bu sorun çözülemez mi?'' sorusuna, ''Bu konular o kadar çok konuşuldu ki o kadar çok ileri sürüldü ki'' yanıtını verdi.
İmam-Hatip, ticaret veya endüstri meslek liselerinin tümünün Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olduğunu anımsatan Arınç, şunları kaydetti:
''Müfredatını Milli Eğitim tayin eder, hepsinin öğretmenleri de Milli Eğitim'den gelir. Kanunlar çerçevesinde de eğitim kurumları içerisinde eğitimlerini verirler. İmam-hatiplerin okullarının sayısı, öğrencisi fazladır, bunların hepsi tartışılmıştır. Bu okullar, 1949 yılından beri CHP'nin son yıllarında başlayan çalışmalardır. Rahmetli Ecevit zamanında da Sayın Erbakan, Demirel, Sayın Evren zamanında da bu okullar açılmaya devam etmiştir. Bunlarla ilgili tartışmalar da her zaman olmuştur. Okulların sayısı fazladır, çoktur. Ben burada siyasi ve ideolojik bir kaygı duyuyorum. Yani bu söyleyenler meslek liseleri içerisinde imam-hatipleri bir yere koyuyorlarsa imam-hatiplerin müfredatları, eğitim alanlarıyla ilgili bir endişeleri varsa bunu bilimsel olarak ortaya koymalılar, ama bir imam-hatip fobisi üzerinden belki de ismi bu fobiyi meydana getiriyor. Aslında birisi şurada gelse de imam-hatip liselerinin ismini bir başka isim olarak koysa. Yani ilahiyat meslek lisesi koysa bu tartışmalar devam eder mi bana göre eder. Bu korku ve bu bakış açısı Türkiye'de yeni değil eskiden beri var ama bu okullar Türkiye için gereklidir. Bu okullarda isteyenler çocuklarını okutacaklardır. Bunların başarılarına göre de meslekte, okulda, eğitimde yükselmelerinin önünün açık olması gereklidir.''
25 Kasım 2009 Çarşamba
Danıştay Katsayı Uygulamasını Durdurdu
Danıştay'dan meslek liselerine kötü haber! Danıştay 8. Dairesi, YÖK'ün üniversiteye girişte katsayı farkını kaldıran kararının yürütmesini oy birliği ile durdurdu.
Haberin devamı için aşağıda ki bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Haberin devamı için aşağıda ki bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Etiketler:
aobp puanı,
danıştay,
obp puanı,
öss yök
17 Kasım 2009 Salı
2009 Anadolu Fen Lisesi Öğretmenlik Başvuru Kılavuzu
27 Aralık 2009 da yapılacak olan Anadolu ve fen liselerine öğretmen seçme sınavı başvuru kılavuzu yayımlandı. Kılavuza aşağıda ki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
Etiketler:
başvuru kılavuzu,
fen lisesi,
öğretmen,
öğretmenlik sınavı,
sınav - anadolu lisesi
15 Kasım 2009 Pazar
2009 Müdür Yardımcılığı Sınav Sonuçları
31 Ekim 2009 da yapılacak olan Müdür Yardımcılığı Sınav sonuçlarına aşağıda ki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
- 2009 Müdür Yardımcılığı Sınav Sonuçları
- http://www.aktuelpsikoloji.com/haber.php?haber_id=5657
Etiketler:
2009 müdürlük,
atama,
sonuç sınav yönetici meb
2009 Müdürlük Sınav Sonuçları
1 Kasım 2009 da yapılan Müdürlük Sınav sonuçlarına aşağıda ki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
14 Kasım 2009 Cumartesi
2009 Ales Sonbahar Dönemi Soru ve Cevapları
2009 Ales Sonbahar Dönemi Soru ve Cevapları ÖSYM ile eş zamanlı olarak sayfamızda yayımlancaktır. 2009 Ales Sonbahar Dönemi Soru ve Cevaplarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
12 Kasım 2009 Perşembe
Sınav ücretleri adayları zorluyor
Türkiye'de ilköğretim çağında başlayan sınav maratonu psikolojik etkilerinin yanı sıra maddi olarak da öğrencileri olumsuz etkiliyor. İyi bir liseye yerleşebilmek, kaliteli bir üniversite eğitimi almak isteyenler, devlet memuru ve öğretmen adayları ile akademik kariyer yapmak isteyenler milyonlarca lira sınav ücreti ödüyor.
Her sınav için alınan yüksek ücretler, özellikle bir işe yerleşmek ya da kariyer yapmak isteyenleri zor durumda bırakıyor. Tüketici dernekleri, ekonomik krizin yaşandığı bir dönemde devletin başta eğitimle ilgili sınavlar olmak üzere personel alımları dâhil tüm sınavların ücretsiz olması gerektiğini savunuyor.
Türkiye'de ilköğretim çağında başlayan sınav ücretleri, iş hayatına atılıncaya kadar devam ediyor. Öğrenci Seçme Yerleştirme Merkezi (ÖSYM)'nin 2010 sınav takvimi açıklandı. ÖSYM tarafından açıklanan, aralarında KPSS, KPDS, ÖSS, TUS, YGS ve ALES sınavlarının ücretleri adayları düşündürüyor.
Ekonomik kriz nedeniyle özel sektörde iş bulmanın zorlaşması iş arayanları kamuya yönlendirdi. Üniversiteyi bitirdikten sonra memur olmak isteyen ya da kariyer planlaması yapanların merakla beklediği sınav ücretleri açıklandı. ÖSYM'nin açıkladığı sınav takvimine göre KPSS'ye girmek isteyen ortaöğretim, yüksek okul mezunları 35 TL, Tıpta Uzmanlık Sınavı(TUS)'na girecekler 60 TL, öğretmen adayları ile lisans mezunları ise 35 ile 95 TL arasında ücret ödeyecek.
Tüketicileri Koruma Derneği Genel Başkanı Ali Er, devletin, kurumların personel alımlarında adaylardan yüksek miktarda para talep etmesini doğru bulmadıklarını söyledi. Kamu kurumlarının sınav ücretleri konusunda zaman zaman ölçüyü kaçırdığını ifade eden Ali Er, Halk Bankası'nın alacağı bin 250 kişilik personel için 50 TL talep ettiğine dikkat çekti. Yaklaşık 200 bin civarında adayın müracaat etmesine rağmen bankanın süreyi uzatmasının etik olmadığını sözlerine ekleyen Er, Türkiye'de anaokulundan itibaren para alınmaya başlandığının altını çizdi. Bunun, anayasanın sosyal devlet anlayışıyla uyuşmadığını kaydeden Er, "İşsizlik ve kriz döneminde yüksek sınav ücretleri talep etmesi vicdanları rahatsız eder. Sınava girecek kişi parayı görüntüde gönüllü veriyor gibi gözükse de bu zorunluluktan. Para vermeyen aday sınava giremiyor. Bu durumun düzeltilmesi lazım" dedi.
Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Nazım Kaya ise işsizliğin yoğun olduğu bir dönemden geçildiğini, devletin sınavlardan para almamasını istedi. Kriz döneminin şartlarının diğer dönemlerden farklı olduğunu sözlerine ekleyen Kaya, birçok kişinin cebinde evine ekmek götürecek parasının bulunmadığını ifade etti.
Genel Başkan Nazım Kaya, sınava girecek adaylardan para talep etmenin kamu otoritesi ile bağdaşmadığını dile getirdi. Kaya, şunları söyledi: "Umut arayan insanların bunun karşılığında bedel ödesin istiyorlar. Bir kişinin üniversiteyi bitirinceye kadar harcadığı para ortada. Parası olan gelsin anlayışı çok yanlıştır. Burada eşitlik yok. Asgari ücretle çalışan insanların durumu da düşünülmeli. Sınav sistemi ücretsiz hale getirilmeli. Bu sınava girmeden insana iş verilmiyor." (CİHAN)
Her sınav için alınan yüksek ücretler, özellikle bir işe yerleşmek ya da kariyer yapmak isteyenleri zor durumda bırakıyor. Tüketici dernekleri, ekonomik krizin yaşandığı bir dönemde devletin başta eğitimle ilgili sınavlar olmak üzere personel alımları dâhil tüm sınavların ücretsiz olması gerektiğini savunuyor.
Türkiye'de ilköğretim çağında başlayan sınav ücretleri, iş hayatına atılıncaya kadar devam ediyor. Öğrenci Seçme Yerleştirme Merkezi (ÖSYM)'nin 2010 sınav takvimi açıklandı. ÖSYM tarafından açıklanan, aralarında KPSS, KPDS, ÖSS, TUS, YGS ve ALES sınavlarının ücretleri adayları düşündürüyor.
Ekonomik kriz nedeniyle özel sektörde iş bulmanın zorlaşması iş arayanları kamuya yönlendirdi. Üniversiteyi bitirdikten sonra memur olmak isteyen ya da kariyer planlaması yapanların merakla beklediği sınav ücretleri açıklandı. ÖSYM'nin açıkladığı sınav takvimine göre KPSS'ye girmek isteyen ortaöğretim, yüksek okul mezunları 35 TL, Tıpta Uzmanlık Sınavı(TUS)'na girecekler 60 TL, öğretmen adayları ile lisans mezunları ise 35 ile 95 TL arasında ücret ödeyecek.
Tüketicileri Koruma Derneği Genel Başkanı Ali Er, devletin, kurumların personel alımlarında adaylardan yüksek miktarda para talep etmesini doğru bulmadıklarını söyledi. Kamu kurumlarının sınav ücretleri konusunda zaman zaman ölçüyü kaçırdığını ifade eden Ali Er, Halk Bankası'nın alacağı bin 250 kişilik personel için 50 TL talep ettiğine dikkat çekti. Yaklaşık 200 bin civarında adayın müracaat etmesine rağmen bankanın süreyi uzatmasının etik olmadığını sözlerine ekleyen Er, Türkiye'de anaokulundan itibaren para alınmaya başlandığının altını çizdi. Bunun, anayasanın sosyal devlet anlayışıyla uyuşmadığını kaydeden Er, "İşsizlik ve kriz döneminde yüksek sınav ücretleri talep etmesi vicdanları rahatsız eder. Sınava girecek kişi parayı görüntüde gönüllü veriyor gibi gözükse de bu zorunluluktan. Para vermeyen aday sınava giremiyor. Bu durumun düzeltilmesi lazım" dedi.
Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Nazım Kaya ise işsizliğin yoğun olduğu bir dönemden geçildiğini, devletin sınavlardan para almamasını istedi. Kriz döneminin şartlarının diğer dönemlerden farklı olduğunu sözlerine ekleyen Kaya, birçok kişinin cebinde evine ekmek götürecek parasının bulunmadığını ifade etti.
Genel Başkan Nazım Kaya, sınava girecek adaylardan para talep etmenin kamu otoritesi ile bağdaşmadığını dile getirdi. Kaya, şunları söyledi: "Umut arayan insanların bunun karşılığında bedel ödesin istiyorlar. Bir kişinin üniversiteyi bitirinceye kadar harcadığı para ortada. Parası olan gelsin anlayışı çok yanlıştır. Burada eşitlik yok. Asgari ücretle çalışan insanların durumu da düşünülmeli. Sınav sistemi ücretsiz hale getirilmeli. Bu sınava girmeden insana iş verilmiyor." (CİHAN)
Etiketler:
banka,
kpss ücreti,
lys parası,
lys ücreti,
öös ücreti,
para yatırma,
ygs sınav ücreti
11 Kasım 2009 Çarşamba
2010 SBS Sınav Tarihleri
2010 Sınav Uygulama takviminin açıklanmasıyla 2010 Seviye Belirleme Sınavlarının tarihleride belli oldu. 2010 Seviye belirleme sınav takvimi şöyle:
Milli Eğitim Bakanlığı, 2010 sınav tarihlerini açıkladı. Seviye Belirleme Sınavı (SBS), ilköğretim 6. sınıf öğrencileri için 12 Haziran’da yapılırken, ilköğretim 7. sınıf öğrencileri için 6 Haziran’da ve 8. sınıf öğrencilerine ise 5 Haziran’da yapılacak.
Ayrıntılı bilgi için aşağıda ki bağlantıyı kullanabilirsiniz.
Etiketler:
2010 SBS Sınav Tarihleri,
SBS Ne zaman,
SBS Tarihi
10 Kasım 2009 Salı
13 Şubat 2010 Ehliyet Sınavı Sonuçları
13 Şubat 2010 da yapıalcak olan Ehliyet Sınavı sonuçlarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
Etiketler:
13 Şubat 2010 Ehliyet Sınavı Sonuçları
7 Kasım 2009 Cumartesi
Açık İlköğretim 1. Dönem Sınav sonuçları
Açık İlköğretim 2009 - 2010 1. Dönem Sınav sonuçlarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
- Açık İlköğretim 2009 - 2010 1. Dönem Sınav sonuçları
- http://www.aktuelpsikoloji.com/haber.php?haber_id=5895
Etiketler:
Açık İlköğretim 1. Dönem Sınav sonuçları
14 Kasım Açık İlköğretim Sınava Giriş Belgesi
14 Kasım 2009 cumartesi günü yapılacak olan Açık İlköğretim 2009-2010 Öğretim yılı 1. dönem sınava giriş belgeleriyle ilgili bir duyuru yayımlandı. Yapılan yazılı açıklamanın ayrıntılarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
3 Kasım 2009 Salı
Açık İlköğretim 2 dönem kayıt yenileme tarihi
21 Aralık'ta Açık ilköğretim 2. dönem kayıt yenileme işlemleri başlayacak. 15 Ocak 2010'da kayır yenileme işlemleri sona erecek... Ayrıntılar için aşağıda ki bağlantıyı kullanabilirsiniz.
Açık ilköğretim 2010 1. Dönem Sınav Sonuçları
2009 - 2010 Açık ilköğretim 1. Dönem Sınav Sonuçları 11 Aralık'ta açıklanacak. Sınav sonuçlarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.2010 Açık Lise 1. Dönem Sınav tarihi
Açık Lise 2009 - 2010 1. Dönem Sınavları 16 - 17 Ocak 2010 tarihleri arasında yapılacak. Sınav sonuçlarının 19 Şubat 2010 açıklanması bekleniyor. Ayrıntılar için aşağıda ki bağlantıyı tıklayabilirsiniz.
Etiketler:
2010 Açık Lise 1. Dönem Sınav tarihi
Açık Lise 2010 1. Dönem Sınav Sonuçları
Açık Lise 2010 1. Dönem Sınav Sonuçlarının 19 Şubat 2010 da açıklanması bekleniyor. Sınav Sonuçlarına aşağıda ki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
Etiketler:
Açık Lise 2010 1. Dönem Sınav Sonuçları
29 Ekim 2009 Perşembe
2010 KPSS Lisans Sonuçları
2010 KPSS Lisans Sonuçları ÖSYM ile eş zamanlı olarak sayfamızda yayımlanacaktır. 2010 KPSS Lisans sonuçlarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
2010 KPSS Lisans Sonuçları (Sonuçlar açıklandığında bağlantı aktif hale gelecektir)
2010 KPSS Lisans Sonuçları (Sonuçlar açıklandığında bağlantı aktif hale gelecektir)
2010 KPSS Lisans Başvuru Kılavuzu
2010 KPSS Lisans Başvuru Kılavuzu ÖSYM ile eş zamanlı olarak sayfamızda yayımlancaktır. Kılavuza aşağıda ki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
2010 KPSS Lisans Başvuru Kılavuzu (Kılavuz yayımlandığında bağlantı aktif hale gelecektir)
2010 KPSS Lisans Başvuru Kılavuzu (Kılavuz yayımlandığında bağlantı aktif hale gelecektir)
2010-KPSS Lisans Tarihi
2010-KPSS Lisans (Kamu Personel Seçme Lisans Sınavı ) 10 -11 Temmuz 2010 tarihlerinde yapılacaktır.
27 Ekim 2009 Salı
331. Dönem Yedek Subay Sınav Sonuçları
331. Dönem Yedek Subay Sınav Sonuçlarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
331. Dönem Yedek Subay Sınav Sonuçları
331. Dönem Yedek Subay Sınav Sonuçları
Etiketler:
331. Dönem Yedek Subay Sınav Sonuçları
26 Aralık Ehliyet Sınavı Soru ve Cevapları
26 Aralık Ehliyet Sınavı Soru ve Cevaplarının sınavdan sonra bir kaç gün içinde yayımlanması bekleniyor. Ehliyet Sınavı Soru ve Cevaplarına Aşağıdaki Bağlantıdan Ulaşabilirsiniz.
25 Ekim 2009 Pazar
24 Ekim Ehliyet Sınavı Sonuçları
24 Ekim Ehliyet Sınavı Sonuçlarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
24 Ekim 2009 Ehliyet Sınavı Sonuçları
http://www.aktuelpsikoloji.com/haber.php?haber_id=5594
24 Ekim 2009 Ehliyet Sınavı Sonuçları
http://www.aktuelpsikoloji.com/haber.php?haber_id=5594
24 Ekim 2009 Ehliyet Sınavı Soru ve Cevapları
24 Ekim 2009 Ehliyet Sınavı Soru ve Cevaplarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
18 Ağustos 2009 Salı
2010 YGS'de neler değişiyor?
Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Prof. Dr. Ünal Yarımağan, 2010 yılından itibaren uygulamaya konulacak iki aşamalı üniversiteye giriş sınavının birinci basamağının mevcut sistemdeki ilk dört testin soru sayısının biraz daha artmış, ikinci basamağının da eskiden uygulanan iki basamaklı sistemin gelişmiş hali olduğunu belirtti.
Yarımağan, YÖK'ün kararıyla gelecek yıldan itibaren uygulanmaya başlayacak yeni sisteminin ana hatları hakkında bilgi verdi.
ÖSYM Başkanı Yarımağan, 2010'da uygulanmaya başlanacak yeni üniversiteye giriş sisteminde farklı derslerin söz konusu olmadığını belirterek, "Adaylar bugünkü sistemde hangi derslerden ne tür sorulara cevap veriyorlarsa yeni sistemde de aynı derslerden aynı tür sorulara cevap verecekler. Tek farkı şu olacak, bir sınavda bu cevapları vermek yerine örneğin üç sınavda verecekler. Öğrenciler tedirgin olmasınlar, rahat olsunlar" dedi.
Yarımağan, yeni sınav sisteminde "adaylar açısından hiçbir şeyin değişmediğini" belirtti.
Adayların aynı şekilde çalışmalarını sürdürmelerini isteyen Yarımağan, "Varsayalım öğrenci ortaöğretimden fen alanından mezun. Bu öğrenci tıp, mühendislik ve fen fakültelerinden tercihler yapmak istiyor. Bu öğrenci birinci sınava girecek, belli bir başarı gösterecek. İkinci aşamada matematik-geometri ve fizik-kimya-biyoloji sınavlarına girecek. Bunların sonucunda aday için örneğin 10 tane puan türü varsa 10 tane puan hesaplanacak. Sonra aday tercihlerini yapacak ve birine yerleşecek" dedi.
"Yeni sistemde en büyük zorluğu ÖSYM'nin yaşayacağını" ifade eden Yarımağan, özellikle soru hazırlayan öğretim üyesi sayısının artırılacağını kaydetti.
Yarımağan, "Adaylara büyük bir zorluk gelmiyor çünkü aynı derslerden aynı tür sorular gelecek. Tek farkı şu olacak, bir sınavda bu cevapları vermek yerine örneğin üç sınavda verecekler ve sınav stresini biraz daha yaymış olacaklar, bilgilerini daha rahat ortaya koyabilecekler. Rahat olsunlar" dedi.
Sınavda "yazılı" dönemi
Yarımağan, iki aşamalı sınav sisteminde ilerde adaylara "açık uçlu soru" yöneltmeyi planladıklarını bildirdi. Bu yöntemin aday sayısının azalması durumunda uygulamaya konulabileceğini belirten Yarımağan, "Sınava girecek öğrenci sayısının bu yıl 1.5 milyonun altında olacağını, önümüzdeki birkaç yıl içinde de her yıl 50 bin, 100 bin azalarak 1 milyona yaklaşacağını tahmin ediyorum. Bu durumda örneğin 3-5 yıl sonra sınava başvuran aday sayısı 1 milyon 200 bin dolayındaysa, ikinci aşamaya başvuran aday sayıları 200-500 bin dolayında olacak" dedi.
"Sınavda test usulünün getirdikleri ve götürdükleri var" diyen Yarımağan, "Test usulünde sınavı çok objektif yapıyorsunuz, değerlendirmesi çok hızlı ama buna karşılık öğrencinin düşünme sistemini sınırlıyor. Yeni sistemde ise açık uçlu sorular olabilir ama tabii proje soruları gibi çok uzun sorular soracak değiliz. Yine cevabı kısa olan sorular sorulacak. Bu tür bir sınavda çok farklı cevapların verilebileceği tartışmalı sorular sorulmaz. Cevabı net, kesin olan sorular sorulur. Açık uçlu sorularda farklı soru türleri vardır. Örneğin 10 tane farklı cevabı olabilecek bir soru sorulabilir. Aday bunlardan kaç tanesini cevapladıysa ona göre puan alabilir" dedi.
"Matematik sınavında açık uçlu soru nasıl olacak?" sorusu üzerine Yarımağan, "Aday nihai sonucu nasıl elde ettiğini gösterecek. Bu değerlendirilecek" dedi.
Yarımağan, açık uçlu soru yönteminin başta İngiltere olmak üzere birçok ülkede kullanıldığını belirterek, "Komşumuz Yunanistan'da da uygulanıyor" diye konuştu.
5 ayrı sınav uygulanacak
Yeni sistemin iki aşamadan oluştuğunu, ikinci aşamada yabancı dil dahil toplam beş ayrı sınav uygulanacağını ifade eden Yarımağan, birinci aşamanın Nisan başlarında, ikinci aşamanın da Haziran sonlarında iki hafta sonu cumartesi-pazar günleri gerçekleştirilmesinin planlandığını bildirdi.
Yarımağan, "Yeni sistem, eskiden uygulanan iki basamaklı sınava dönüş değil ama eskinin tam gelişmiş hali denilebilir" dedi.
Üniversiteye girişte 1999'da geçilen sistemin olumsuz etkileri olduğunu belirten Yarımağan, ÖSS'de ortak derslerin okutulduğu 9. sınıftan sonra soru yöneltilmediği için öğrencilerin bu sınıftan sonraki sınıfların derslerine ilgi göstermediğini belirtti.
Dolayısıyla öğrencilerin üniversiteye "yetersiz" geldiklerini kaydeden Yarımağan, "Mesela Matematik'ten, Fizik'ten, Kimya'dan 9. sınıf sonrasından hiç soru sormuyorduk. Sormadığımız için de öğrenci o konuları sınıfını geçecek kadar çalışıyordu, çok fazla kendini vermiyordu. Hatta şöyle olumsuz durumlarla ilgili bize bilgi geliyordu: Bazı öğretmenler öğrenciye destek olmak için 11. sınıf programındaki dersi anlatmıyor, (nasıl olsa bu konu üniversite sınavında sorulmuyor) diye 9. sınıf ve ilköğretimdeki konuları tekrar ediyor. Amaç, daha çok sayıda öğrenci üniversite sınavını kazansın, hem öğrenci avantajlı çıksın hem de okul daha çok öğrenciyi üniversiteye soktuğu için avantajlı çıksın. Bu, çok olumsuz bir durumdu" dedi.
"Bu nedenle 2006'da biz bu olumsuz durumu kısmen düzeltmek için sistemi değiştirerek, mümkün olduğunca lise müfredatını kapsayan sorular sormaya başladık diyen Yarımağan, "Tabii bunu yaparken seçmeli derslerden değil, zorunlu derslerden sorular soruyoruz. Yalnız bu değişikliği yaparken 1999 öncesine, yani iki basamaklı sınava olduğu gibi dönmedik. Tek oturumda bunu gerçekleştiren bir model oluşturduk. Tek oturumda, yani şu anda uygulanan sistemde hem ortak müfredata dayalı sorular hem de lisenin son yıllarında okutulan zorunlu alan derslerine dayalı sorular soruyoruz. Bu değişiklik, sistemin getirdiği eski olumsuzlukların bir kısmını düzeltti. Öğrenci artık 9 ve 10. sınıftaki Matematik, Fizik, Kimya, Sosyoloji, Psikoloji gibi derslere önem veriyor" dedi.
Yarımağan, mevcut sistemin de bazı olumsuzlukları bulunduğunu vurgulayarak, "Tek oturumda, 195 dakika süre vererek, bu süre içinde öğrenciden çok şey istiyoruz. Bu süre içinde 10-15 dersteki bilgisini bize aktarmasını bekliyoruz. Bu, ölçme açısından çok sağlıklı bir ortam değil. Öğrenci örneğin 15 dakika Coğrafya, 20 dakika Tarih, 10 dakika Sosyoloji, 10 dakika Kimya sorusu cevaplayacak. Birbiriyle çok da ilişkili olmayan sorulara cevap verecek. Üstelik bazı derslerden öğrencinin bilgisini tam ölçmek de mümkün olmuyor" diye konuştu.
"Daha sağlıklı bir sistem"
Yarımağan, yeni sistemde "soru türlerinin değiştirilmediğini, tüm soruların yine çoktan seçmeli test şeklinde olmaya devam edeceğini ancak ders düzeyinde ve o dersten daha çok soru yöneltilerek bir ölçme yapılacağını" vurguladı.
Yarımağan, "Öğrenciler bir sınavda birbiriyle ilgisiz konulardan değil, birbiriyle ilgili birkaç dersten sorulara cevap verecek. Ölçmeyi eşit sürelerde yaparak, ders puanlarının karşılaştırılabilir puanlar olmasını sağlayacağız. Yani, ölçme değerlendirme açısından daha sağlıklı bir sistem oluşturuyoruz. İleriye dönük olarak da çoktan seçmeli test soruları dışındaki soru türlerinin sorulabileceği bir ortam yaratmaya, bunun altyapısını oluşturmaya çalışıyoruz" diye konuştu.
2010'da uygulanacak iki aşamalı sınavın ilk aşamasının "mevcut sistemdeki ilk dört testin soru sayılarının biraz artmış hali" olduğunu belirten Yarımağan, soru sayısının ne kadar artacağına ilişkin kararın henüz verilmediğini ifade etti.
Yarımağan, "Şu anda uygulanan ÖSS'de ilk testlerde 30'ardan toplam 120 soru soruyoruz. 120 sorunun üstüne ikinci testler soruluyor ve öğrenci toplam 180 soru yanıtlıyor, 195 dakika da süre veriliyor. Yeni sistemde soru sayısı 160-180 dolaylarına çıkabilir. Verilen süre artmayacak, muhtemelen 3 saat olacak" dedi.
Yarımağan, birinci aşamanın sonunda adaylar için sözel, sayısal ve eşit ağırlıklı olmak üzere üç puan türü hesaplanacağını ancak bu puanların aralıklarının ne olacağının henüz belirlenmediğini bildirdi. Birinci aşamadaki puanlarla meslek yüksekokulları ve açıköğretime girilebileceğini ifade eden Yarımağan, ayrıca bazı lisans programlarına da bu puanlarla girilebilmesine yönelik düşünceleri olduğunu söyledi.
İkinci aşama nasıl yapılacak?
Birinci aşamada başarılı adayların ikinci aşamaya başvurma hakkı kazanacağını kaydeden Yarımağan, ikinci aşamada dört ana alanda sınav yapılacağını, yabancı dil sınavının da ayrıca gerçekleştirileceğini ifade etti.
Yarımağan, ikinci aşamadaki dört sınavın nasıl yapılacağını şöyle anlattı:
"Aslında bu sınavlar, bugünkü mevcut sistemde iki numaralı testlere karşılık geliyor. Matematik-Geometri, Fen Bilimleri (Fizik-Kimya-Biyoloji), Edebiyat-Coğrafya ve Sosyal Bilimler (Tarih-Coğrafya ve Felsefe grubu) sınavları var. Aday, bu dört sınavdan hangilerine gireceğini bize başvurarak, bildirecek. Normal koşullarda adaylar bu sınavlardan ikisine girecekler.
Örneğin Fen-Mühendislik alanındaki programlara gitmek isteyen adaylar, örneğin Matematik ve Fizik-Kimya-Biyoloji sınavına girecek. Buna karşılık İktisat İşletme grubundaki programlara gitmek isteyenler ikinci aşamada Matematik-Geometri sınavıyla Edebiyat-Coğrafya sınavına girecek.
Sosyal Bilimler alanındaki programlara gitmek isteyen adaylar ikinci aşamada Edebiyat-Coğrafya sınavı ile Sosyal Bilimler sınavına girecek. Yani adayların çok büyük çoğunluğu iki sınava katılacak.
Yabancı dil puanıyla öğrenci alan programlara gitmek isteyen adaylar ise sadece yabancı dil sınavına girecek. Yabancı dil sınavına gireceklerin diğer dört sınavın hiçbirine girmelerine gerek yok. Ama aday birden çok gruptaki programlara gitmek, mesela hem Fen-Mühendislik programlarından hem de İşletme-İktisattan tercih yapmak istiyorsa o zaman dört sınavın üçüne girecek. Bir aday isterse bu beş sınavın beşine de girebilir. Ama bu çok istisnai bir durum olur. Bence adayların yüzde 99'u iki sınava, küçük bir kısmı üç sınava girecek. Dört ve beş sınava giren sayısı istisna olur."
Ölçme nasıl yapılacak?
Yarımağan, yeni sistemde "ölçme-değerlendirmenin" bugünkü sistemden farklı yapılacağını bildirdi. Öğrencinin başarısının "ders düzeyinde" ölçüleceğini ifade eden Yarımağan, yeni sistemin en önemli özelliklerinden birinin bu olduğunu bildirerek, "İkinci aşamadaki sınavlarda mesela bir Fen puanı, Sayısal, Sözel ya da Eşit Ağırlıklı puan olmayacak. Aday hangi sınava girmişse o sınavdaki tüm derslerin puanı hesaplanacak. Mesela bir Fizik, bir Kimya, bir Biyoloji puanı olacak" dedi.
"Düşündüğümüz başka bir şey, soru kitapçıklarını da derslere göre ayırmak ve süreleri buna göre sınırlamak" diyen Yarımağan, "Yani öğrenciye 'Al sana 180 dakika, Fizik, Kimya, Biyoloji sorularını bu sürede cevapla' demeyeceğiz. Sınavda adaylara Fizik sorularını vereceğiz belli bir süre sonra alıp, Kimya sorularını, ardından diğer dersin sorularını vereceğiz. Bu durumda bütün adaylar mesela Fizik sorularını aynı sürede cevaplayacak. Dolayısıyla Fizik notları, eşit sürelerde cevaplanacağı için birbiriyle karşılaştırılabilir notlar olacak. Şimdi mevcut sistemde öğrencinin Fizik notlarını hatta Fen puanlarını birbiriyle karşılaştırdığımızda, bazı şüpheler var. Çünkü mevcut sistemde Fen sorularını cevaplamak için bir aday yarım saat harcıyor, diğer bir aday bir saat harcıyor. Yarım saat ve bir saat gibi farklı sürelerde cevaplanan soruların sonuçlarını birbiriyle karşılaştırdığınızda bu eşitsizlik oluşturuyor. Yeni sistemde ölçmenin daha sağlıklı olmasını sağlayacağız" dedi.
Hesaplama
Adayların yerleştirme puanları hesaplanırken hem ilk aşamadaki sınavda hem de ikinci aşamada katıldığı sınavlardaki başarıların dikkate alınacağını vurgulayan Yarımağan, birinci aşamadaki sınavın etkisinin ne kadar olacağının henüz belirlenmediğini bildirdi. Yarımağan, hesaplamada izlenecek yolu şöyle aktardı:
"Örneğin Fen-Mühendislik programlarına girerken kullanılacak olan puanlar için birinci aşama artı ikinci aşamadaki Matematik-Geometri ve Fizik-Kimya-Biyoloji sınavı... Dolayısıyla aday toplam üç sınava girmiş olacak. Bu üç sınavın sonuçları hesaplama yapılırken birbirine yakın oranlarda kullanılacak. Üç sınavın içinde tabii alt testler var. Mesela birinci sınavda Türkçe, Fen testleri vardı, ikincisinde Matematik, Geometri, Fizik, Kimya, Biyoloji. Bunların hepsini kullanarak çok sayıda puanlar oluşturacağız.
Örneğin sayısal grup için bir tek puan olmayacak. Bugünkü sistemde sayısal için tek bir puan var ve bu puan hem tıp fakültesi hem hemşirelik hem eczacılık hem fizik mühendisliği hem bilgisayar mühendisliği hem astronomi hem makina mühendisliği, hem ziraat mühendisliği gibi birbiriyle benzer olmayan programların hepsi için kullanılıyor. Yeni sistemde farklı puan türleri oluşturarak her puan türü için o puan türünün gerektirdiği bilgilerden oluşturulmuş bir sistem geliştireceğiz.
Mesela tıp fakültesi için eğer Kimya ve Biyoloji bilgisi daha önemliyse tıp fakülteleri için bu derslerin ağırlığını biraz arttıracağız, tıp fakülteleri öğrenci alırken bu derslerin ağırlıklı olarak hesaplandığı puan türünü kullanacak. Makina mühendisliğine girerken Matematik ve Fizik'in ağırlığının daha çok hesaplandığı puan türleri kullanılacak. Bir tane sayısal puan yerine belki adı sayısal da olmayan örneğin 5-6 veya 8-10 tane çeşitlendirilmiş puan türü olacak. Yani ana puan türleri kendi içlerinde çeşitlendirilecek."
Yarımağan, üniversitelerdeki hangi programların, hangi derslerin ağırlıklı olduğu puan türlerini kullanacaklarının fakültelerin de görüşü alınarak belirleneceğini ifade etti.
Ortaöğretim başarı puanı
Yarımağan, yeni sistemde de yerleştirme puanları hesaplanırken ortaöğretim başarı puanının ekleneceğini ifade etti. Ortaöğretim başarı puanının sınav puanına eklenmesi kuralının yasada yer aldığına işaret eden Yarımağan, "Üniversiteye girişte öğrencinin ortaöğretim başarı puanını YÖK'ün belirleyeceği biçimde eklenecek. Ancak nasıl alınacağı konusunda henüz kesinlik yok. YÖK bunu ayrıca kararlaştıracak" dedi.
Yarımağan, ağırlıklı ortaöğretim başarı puanı uygulamasının bir ihtiyaçtan doğduğunu belirterek, bunun da devam etmesinden yana olduğunu söyledi
Yarımağan, YÖK'ün kararıyla gelecek yıldan itibaren uygulanmaya başlayacak yeni sisteminin ana hatları hakkında bilgi verdi.
ÖSYM Başkanı Yarımağan, 2010'da uygulanmaya başlanacak yeni üniversiteye giriş sisteminde farklı derslerin söz konusu olmadığını belirterek, "Adaylar bugünkü sistemde hangi derslerden ne tür sorulara cevap veriyorlarsa yeni sistemde de aynı derslerden aynı tür sorulara cevap verecekler. Tek farkı şu olacak, bir sınavda bu cevapları vermek yerine örneğin üç sınavda verecekler. Öğrenciler tedirgin olmasınlar, rahat olsunlar" dedi.
Yarımağan, yeni sınav sisteminde "adaylar açısından hiçbir şeyin değişmediğini" belirtti.
Adayların aynı şekilde çalışmalarını sürdürmelerini isteyen Yarımağan, "Varsayalım öğrenci ortaöğretimden fen alanından mezun. Bu öğrenci tıp, mühendislik ve fen fakültelerinden tercihler yapmak istiyor. Bu öğrenci birinci sınava girecek, belli bir başarı gösterecek. İkinci aşamada matematik-geometri ve fizik-kimya-biyoloji sınavlarına girecek. Bunların sonucunda aday için örneğin 10 tane puan türü varsa 10 tane puan hesaplanacak. Sonra aday tercihlerini yapacak ve birine yerleşecek" dedi.
"Yeni sistemde en büyük zorluğu ÖSYM'nin yaşayacağını" ifade eden Yarımağan, özellikle soru hazırlayan öğretim üyesi sayısının artırılacağını kaydetti.
Yarımağan, "Adaylara büyük bir zorluk gelmiyor çünkü aynı derslerden aynı tür sorular gelecek. Tek farkı şu olacak, bir sınavda bu cevapları vermek yerine örneğin üç sınavda verecekler ve sınav stresini biraz daha yaymış olacaklar, bilgilerini daha rahat ortaya koyabilecekler. Rahat olsunlar" dedi.
Sınavda "yazılı" dönemi
Yarımağan, iki aşamalı sınav sisteminde ilerde adaylara "açık uçlu soru" yöneltmeyi planladıklarını bildirdi. Bu yöntemin aday sayısının azalması durumunda uygulamaya konulabileceğini belirten Yarımağan, "Sınava girecek öğrenci sayısının bu yıl 1.5 milyonun altında olacağını, önümüzdeki birkaç yıl içinde de her yıl 50 bin, 100 bin azalarak 1 milyona yaklaşacağını tahmin ediyorum. Bu durumda örneğin 3-5 yıl sonra sınava başvuran aday sayısı 1 milyon 200 bin dolayındaysa, ikinci aşamaya başvuran aday sayıları 200-500 bin dolayında olacak" dedi.
"Sınavda test usulünün getirdikleri ve götürdükleri var" diyen Yarımağan, "Test usulünde sınavı çok objektif yapıyorsunuz, değerlendirmesi çok hızlı ama buna karşılık öğrencinin düşünme sistemini sınırlıyor. Yeni sistemde ise açık uçlu sorular olabilir ama tabii proje soruları gibi çok uzun sorular soracak değiliz. Yine cevabı kısa olan sorular sorulacak. Bu tür bir sınavda çok farklı cevapların verilebileceği tartışmalı sorular sorulmaz. Cevabı net, kesin olan sorular sorulur. Açık uçlu sorularda farklı soru türleri vardır. Örneğin 10 tane farklı cevabı olabilecek bir soru sorulabilir. Aday bunlardan kaç tanesini cevapladıysa ona göre puan alabilir" dedi.
"Matematik sınavında açık uçlu soru nasıl olacak?" sorusu üzerine Yarımağan, "Aday nihai sonucu nasıl elde ettiğini gösterecek. Bu değerlendirilecek" dedi.
Yarımağan, açık uçlu soru yönteminin başta İngiltere olmak üzere birçok ülkede kullanıldığını belirterek, "Komşumuz Yunanistan'da da uygulanıyor" diye konuştu.
5 ayrı sınav uygulanacak
Yeni sistemin iki aşamadan oluştuğunu, ikinci aşamada yabancı dil dahil toplam beş ayrı sınav uygulanacağını ifade eden Yarımağan, birinci aşamanın Nisan başlarında, ikinci aşamanın da Haziran sonlarında iki hafta sonu cumartesi-pazar günleri gerçekleştirilmesinin planlandığını bildirdi.
Yarımağan, "Yeni sistem, eskiden uygulanan iki basamaklı sınava dönüş değil ama eskinin tam gelişmiş hali denilebilir" dedi.
Üniversiteye girişte 1999'da geçilen sistemin olumsuz etkileri olduğunu belirten Yarımağan, ÖSS'de ortak derslerin okutulduğu 9. sınıftan sonra soru yöneltilmediği için öğrencilerin bu sınıftan sonraki sınıfların derslerine ilgi göstermediğini belirtti.
Dolayısıyla öğrencilerin üniversiteye "yetersiz" geldiklerini kaydeden Yarımağan, "Mesela Matematik'ten, Fizik'ten, Kimya'dan 9. sınıf sonrasından hiç soru sormuyorduk. Sormadığımız için de öğrenci o konuları sınıfını geçecek kadar çalışıyordu, çok fazla kendini vermiyordu. Hatta şöyle olumsuz durumlarla ilgili bize bilgi geliyordu: Bazı öğretmenler öğrenciye destek olmak için 11. sınıf programındaki dersi anlatmıyor, (nasıl olsa bu konu üniversite sınavında sorulmuyor) diye 9. sınıf ve ilköğretimdeki konuları tekrar ediyor. Amaç, daha çok sayıda öğrenci üniversite sınavını kazansın, hem öğrenci avantajlı çıksın hem de okul daha çok öğrenciyi üniversiteye soktuğu için avantajlı çıksın. Bu, çok olumsuz bir durumdu" dedi.
"Bu nedenle 2006'da biz bu olumsuz durumu kısmen düzeltmek için sistemi değiştirerek, mümkün olduğunca lise müfredatını kapsayan sorular sormaya başladık diyen Yarımağan, "Tabii bunu yaparken seçmeli derslerden değil, zorunlu derslerden sorular soruyoruz. Yalnız bu değişikliği yaparken 1999 öncesine, yani iki basamaklı sınava olduğu gibi dönmedik. Tek oturumda bunu gerçekleştiren bir model oluşturduk. Tek oturumda, yani şu anda uygulanan sistemde hem ortak müfredata dayalı sorular hem de lisenin son yıllarında okutulan zorunlu alan derslerine dayalı sorular soruyoruz. Bu değişiklik, sistemin getirdiği eski olumsuzlukların bir kısmını düzeltti. Öğrenci artık 9 ve 10. sınıftaki Matematik, Fizik, Kimya, Sosyoloji, Psikoloji gibi derslere önem veriyor" dedi.
Yarımağan, mevcut sistemin de bazı olumsuzlukları bulunduğunu vurgulayarak, "Tek oturumda, 195 dakika süre vererek, bu süre içinde öğrenciden çok şey istiyoruz. Bu süre içinde 10-15 dersteki bilgisini bize aktarmasını bekliyoruz. Bu, ölçme açısından çok sağlıklı bir ortam değil. Öğrenci örneğin 15 dakika Coğrafya, 20 dakika Tarih, 10 dakika Sosyoloji, 10 dakika Kimya sorusu cevaplayacak. Birbiriyle çok da ilişkili olmayan sorulara cevap verecek. Üstelik bazı derslerden öğrencinin bilgisini tam ölçmek de mümkün olmuyor" diye konuştu.
"Daha sağlıklı bir sistem"
Yarımağan, yeni sistemde "soru türlerinin değiştirilmediğini, tüm soruların yine çoktan seçmeli test şeklinde olmaya devam edeceğini ancak ders düzeyinde ve o dersten daha çok soru yöneltilerek bir ölçme yapılacağını" vurguladı.
Yarımağan, "Öğrenciler bir sınavda birbiriyle ilgisiz konulardan değil, birbiriyle ilgili birkaç dersten sorulara cevap verecek. Ölçmeyi eşit sürelerde yaparak, ders puanlarının karşılaştırılabilir puanlar olmasını sağlayacağız. Yani, ölçme değerlendirme açısından daha sağlıklı bir sistem oluşturuyoruz. İleriye dönük olarak da çoktan seçmeli test soruları dışındaki soru türlerinin sorulabileceği bir ortam yaratmaya, bunun altyapısını oluşturmaya çalışıyoruz" diye konuştu.
2010'da uygulanacak iki aşamalı sınavın ilk aşamasının "mevcut sistemdeki ilk dört testin soru sayılarının biraz artmış hali" olduğunu belirten Yarımağan, soru sayısının ne kadar artacağına ilişkin kararın henüz verilmediğini ifade etti.
Yarımağan, "Şu anda uygulanan ÖSS'de ilk testlerde 30'ardan toplam 120 soru soruyoruz. 120 sorunun üstüne ikinci testler soruluyor ve öğrenci toplam 180 soru yanıtlıyor, 195 dakika da süre veriliyor. Yeni sistemde soru sayısı 160-180 dolaylarına çıkabilir. Verilen süre artmayacak, muhtemelen 3 saat olacak" dedi.
Yarımağan, birinci aşamanın sonunda adaylar için sözel, sayısal ve eşit ağırlıklı olmak üzere üç puan türü hesaplanacağını ancak bu puanların aralıklarının ne olacağının henüz belirlenmediğini bildirdi. Birinci aşamadaki puanlarla meslek yüksekokulları ve açıköğretime girilebileceğini ifade eden Yarımağan, ayrıca bazı lisans programlarına da bu puanlarla girilebilmesine yönelik düşünceleri olduğunu söyledi.
İkinci aşama nasıl yapılacak?
Birinci aşamada başarılı adayların ikinci aşamaya başvurma hakkı kazanacağını kaydeden Yarımağan, ikinci aşamada dört ana alanda sınav yapılacağını, yabancı dil sınavının da ayrıca gerçekleştirileceğini ifade etti.
Yarımağan, ikinci aşamadaki dört sınavın nasıl yapılacağını şöyle anlattı:
"Aslında bu sınavlar, bugünkü mevcut sistemde iki numaralı testlere karşılık geliyor. Matematik-Geometri, Fen Bilimleri (Fizik-Kimya-Biyoloji), Edebiyat-Coğrafya ve Sosyal Bilimler (Tarih-Coğrafya ve Felsefe grubu) sınavları var. Aday, bu dört sınavdan hangilerine gireceğini bize başvurarak, bildirecek. Normal koşullarda adaylar bu sınavlardan ikisine girecekler.
Örneğin Fen-Mühendislik alanındaki programlara gitmek isteyen adaylar, örneğin Matematik ve Fizik-Kimya-Biyoloji sınavına girecek. Buna karşılık İktisat İşletme grubundaki programlara gitmek isteyenler ikinci aşamada Matematik-Geometri sınavıyla Edebiyat-Coğrafya sınavına girecek.
Sosyal Bilimler alanındaki programlara gitmek isteyen adaylar ikinci aşamada Edebiyat-Coğrafya sınavı ile Sosyal Bilimler sınavına girecek. Yani adayların çok büyük çoğunluğu iki sınava katılacak.
Yabancı dil puanıyla öğrenci alan programlara gitmek isteyen adaylar ise sadece yabancı dil sınavına girecek. Yabancı dil sınavına gireceklerin diğer dört sınavın hiçbirine girmelerine gerek yok. Ama aday birden çok gruptaki programlara gitmek, mesela hem Fen-Mühendislik programlarından hem de İşletme-İktisattan tercih yapmak istiyorsa o zaman dört sınavın üçüne girecek. Bir aday isterse bu beş sınavın beşine de girebilir. Ama bu çok istisnai bir durum olur. Bence adayların yüzde 99'u iki sınava, küçük bir kısmı üç sınava girecek. Dört ve beş sınava giren sayısı istisna olur."
Ölçme nasıl yapılacak?
Yarımağan, yeni sistemde "ölçme-değerlendirmenin" bugünkü sistemden farklı yapılacağını bildirdi. Öğrencinin başarısının "ders düzeyinde" ölçüleceğini ifade eden Yarımağan, yeni sistemin en önemli özelliklerinden birinin bu olduğunu bildirerek, "İkinci aşamadaki sınavlarda mesela bir Fen puanı, Sayısal, Sözel ya da Eşit Ağırlıklı puan olmayacak. Aday hangi sınava girmişse o sınavdaki tüm derslerin puanı hesaplanacak. Mesela bir Fizik, bir Kimya, bir Biyoloji puanı olacak" dedi.
"Düşündüğümüz başka bir şey, soru kitapçıklarını da derslere göre ayırmak ve süreleri buna göre sınırlamak" diyen Yarımağan, "Yani öğrenciye 'Al sana 180 dakika, Fizik, Kimya, Biyoloji sorularını bu sürede cevapla' demeyeceğiz. Sınavda adaylara Fizik sorularını vereceğiz belli bir süre sonra alıp, Kimya sorularını, ardından diğer dersin sorularını vereceğiz. Bu durumda bütün adaylar mesela Fizik sorularını aynı sürede cevaplayacak. Dolayısıyla Fizik notları, eşit sürelerde cevaplanacağı için birbiriyle karşılaştırılabilir notlar olacak. Şimdi mevcut sistemde öğrencinin Fizik notlarını hatta Fen puanlarını birbiriyle karşılaştırdığımızda, bazı şüpheler var. Çünkü mevcut sistemde Fen sorularını cevaplamak için bir aday yarım saat harcıyor, diğer bir aday bir saat harcıyor. Yarım saat ve bir saat gibi farklı sürelerde cevaplanan soruların sonuçlarını birbiriyle karşılaştırdığınızda bu eşitsizlik oluşturuyor. Yeni sistemde ölçmenin daha sağlıklı olmasını sağlayacağız" dedi.
Hesaplama
Adayların yerleştirme puanları hesaplanırken hem ilk aşamadaki sınavda hem de ikinci aşamada katıldığı sınavlardaki başarıların dikkate alınacağını vurgulayan Yarımağan, birinci aşamadaki sınavın etkisinin ne kadar olacağının henüz belirlenmediğini bildirdi. Yarımağan, hesaplamada izlenecek yolu şöyle aktardı:
"Örneğin Fen-Mühendislik programlarına girerken kullanılacak olan puanlar için birinci aşama artı ikinci aşamadaki Matematik-Geometri ve Fizik-Kimya-Biyoloji sınavı... Dolayısıyla aday toplam üç sınava girmiş olacak. Bu üç sınavın sonuçları hesaplama yapılırken birbirine yakın oranlarda kullanılacak. Üç sınavın içinde tabii alt testler var. Mesela birinci sınavda Türkçe, Fen testleri vardı, ikincisinde Matematik, Geometri, Fizik, Kimya, Biyoloji. Bunların hepsini kullanarak çok sayıda puanlar oluşturacağız.
Örneğin sayısal grup için bir tek puan olmayacak. Bugünkü sistemde sayısal için tek bir puan var ve bu puan hem tıp fakültesi hem hemşirelik hem eczacılık hem fizik mühendisliği hem bilgisayar mühendisliği hem astronomi hem makina mühendisliği, hem ziraat mühendisliği gibi birbiriyle benzer olmayan programların hepsi için kullanılıyor. Yeni sistemde farklı puan türleri oluşturarak her puan türü için o puan türünün gerektirdiği bilgilerden oluşturulmuş bir sistem geliştireceğiz.
Mesela tıp fakültesi için eğer Kimya ve Biyoloji bilgisi daha önemliyse tıp fakülteleri için bu derslerin ağırlığını biraz arttıracağız, tıp fakülteleri öğrenci alırken bu derslerin ağırlıklı olarak hesaplandığı puan türünü kullanacak. Makina mühendisliğine girerken Matematik ve Fizik'in ağırlığının daha çok hesaplandığı puan türleri kullanılacak. Bir tane sayısal puan yerine belki adı sayısal da olmayan örneğin 5-6 veya 8-10 tane çeşitlendirilmiş puan türü olacak. Yani ana puan türleri kendi içlerinde çeşitlendirilecek."
Yarımağan, üniversitelerdeki hangi programların, hangi derslerin ağırlıklı olduğu puan türlerini kullanacaklarının fakültelerin de görüşü alınarak belirleneceğini ifade etti.
Ortaöğretim başarı puanı
Yarımağan, yeni sistemde de yerleştirme puanları hesaplanırken ortaöğretim başarı puanının ekleneceğini ifade etti. Ortaöğretim başarı puanının sınav puanına eklenmesi kuralının yasada yer aldığına işaret eden Yarımağan, "Üniversiteye girişte öğrencinin ortaöğretim başarı puanını YÖK'ün belirleyeceği biçimde eklenecek. Ancak nasıl alınacağı konusunda henüz kesinlik yok. YÖK bunu ayrıca kararlaştıracak" dedi.
Yarımağan, ağırlıklı ortaöğretim başarı puanı uygulamasının bir ihtiyaçtan doğduğunu belirterek, bunun da devam etmesinden yana olduğunu söyledi
24 Temmuz 2009 Cuma
2009 ÖSS Ek Yerleştirme Tercih Formu
2009 ÖSS Ek Yerleştirme Tercih Formu 2009 ÖSS ek yerleştirme kılavuzu yayımlandığında kılavuzla beraber temin edilebilir. Ek Kontenjan Tercih formu yayımlandığında aşağıdaki bağlantıdan tercih formuna ulaşabilirsiniz.
2009 ÖSS Ek Kontenjan Tercih Formu (Bağlantı tercih formu yayımlandığında aktif hale gelecektir)
2009 ÖSS Ek Kontenjan Tercih Formu (Bağlantı tercih formu yayımlandığında aktif hale gelecektir)
Etiketler:
2009 ÖSS Ek Yerleştirme Tercih Formu
2009 ÖSS Ek Kontenjan Tercih Formu
2009 ÖSS Ek Kontenjan Tercih Formu 2009 ÖSS ek yerleştirme kılavuzu yayımlandığında kılavuzla beraber temin edilebilir. Ek Kontenjan Tercih formu yayımlandığında aşağıdaki bağlantıdan kılavuza ulaşabilirsiniz.
2009 ÖSS Ek Kontenjan Tercih Formu (Bağlantı tercih formu yayımlandığında aktif hale gelecektir)
2009 ÖSS Ek Kontenjan Tercih Formu (Bağlantı tercih formu yayımlandığında aktif hale gelecektir)
2009 ÖSS Ek Kontenjan Kılavuzu
2009 ÖSS Ek Kontenjan Kılavuzunun Ekim 2009 ikinci haftasında yayımlanması bekleniyor. Kılavuz yayımlandığında aşağıdaki bağlantıdan kılavuza ulaşabilirsiniz.
2009 ÖSS Ek Kontenjan Kılavuzu (Bağlantı kılavuz yayımlandığında aktif olacaktır)
2009 ÖSS Ek Kontenjan Kılavuzu (Bağlantı kılavuz yayımlandığında aktif olacaktır)
2009 ÖSS Ek Yerleştirme Kılavuzu
2009 ÖSS Ek Yerleştirme Kılavuzunun Ekim 2009 ikinci haftasında yayımlanması bekleniyor. Kılavuz yayımlandığında aşağıdaki bağlantıdan kılavuza ulaşabilirsiniz.
2009 ÖSS Ek Yerleştirme Kılavuzu (bağlantı kılavuz yayımlandığında aktif olacaktır)
2009 ÖSS Ek Yerleştirme Kılavuzu (bağlantı kılavuz yayımlandığında aktif olacaktır)
2009 ÖSS Ek Yerleştirme Başvuruları Ne Zaman Başlayacak
2009 ÖSS Ek Yerleştirme Başvurularının 2009 Ekim ayının ikinci haftasında başlaması bekleniyor. 2009 ÖSS ek yerleştirme tarihiyle ilgili güncel bilgiler www.aktuelpsikoloji.com sitesinde yayımlanacaktır.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








































